10 Eylül 2014 Çarşamba

Ray Rice Olayı: Şiddet...Algı...Adalet...Basın










Yönetici Özeti: Boşverin İzlanda’yı, Litvanya’yı. Karınıza, sevgilinize, çocuğunuza vurmayın, doğru dürüst bir lig düzenleyin, namuslu gazetecilik yapın.

Ülkemizin içinden geçmekte olduğu şu zor günlerde (Litvanya ve İzlanda) Atlantik’in diğer yanındaki spor olayları ne kadar ilginizi çekiyor bilmem ama “Ray Rice Olayı”nın bana düşündürdüklerini yazmak istiyorum. Zaten ilk hafta Patriots yenildi, dikkatleri başka tarafa çekmeliyim. Olayı bir hatırlayalım:

Ray Rice NFL takımı Baltimore Kuzgunları’nın başarılı RB’i. Takım tarihinin en iyi ikinci koşucusu. Yıllık 7 milyon dolar kazanıyor ve 27 yaşında. Rice ve nişanlısı Janay Palmer geçen 15 Şubat’ta, Atlantic City’de bir otelde saldırı ve yaralama suçuyla tutuklandılar. Olaydan birkaç gün sonra, dedikodu sitesi TMZ otelden elde ettiği güvenlik kamerası kayıtlarını yayınladı. Kayıtta Rice’ın kendinden geçmiş haldeki Janay’i asansörden çuval gibi çıkarıp yere bıraktığı gözüküyordu.




 Olaydan birkaç hafta sonra Büyük Jüri’nin önüne çıkan Ray Rice 3. derece ağır saldırıdan suçlanarak mahkemeye verildi. Ancak savcılık, oyuncunun mahkeme kontrolünde aile içi şiddet terapisi görmesi kaydıyla dava açmadı, halt etti. “Objection Your Honor!!” (J.Grisham romanları sayesinde ABD hukuk sistemini çok fena bilirim ona göre…). Bu arada da Janay ve Ray Mart ayı sonunda evlendiler.  Yönetici özeti şu: Nişanlısını dövdüğünden çok fena şüphe edilen ünlü bir futbolcu, öfke kontrol terapisi şartıyla - biraz da dövülenle evlenmesi sayesinde – dava edilmiyor ve olay hukuken kapanıyor.

İşin bir de NFL yönü var. NFL’de disiplin cezaları konusunda tek yetkili kişi lig başkanı Roger Goodell. Savcı da, hakim de, Yargıtay da HSYK da kendisi (malum şahıs duymasın sıçarız). Goodell karı-kocayı karşısına alıp uzun uzun konuştuktan sonra Ray Rice’a 2 maç ceza verip konuyu kapattı. Rice ve Janay ayrıca bir basın toplantısı düzenlediler, Rice yana yakıla af diledi, “Ben bu insan değilim, hayatımdaki 30 saniye peşimi hiç bırakmayacak, tüm yaşamım bu hatamı tamir etmekle geçecek” falan söylevleri çekti. Janay’in de Goodell’in karşısında “olaydaki rolü için” özür dilediği biliniyor. Hatta basın toplantısında kocasının yanında yer alması, olayın dayak kadar sert olmadığı algısı yaratmaya başladı.


Roger Goodell... yılda 50 milyon dolares maaş alır


Aynı dönemde, aynı Goodell, Cleveland Browns’un yıldız WR’ı Josh Gordon’a esrar içtiği için 1 yıl ceza verdi. Amerika’nın bazı eyaletlerinde artık yasal olmuş bir madde tüttürürsen bir yıl, karını döversen iki maç ceza. Yok eben! Tabii infial çıktı. Roger da, geçen ay sonu takım sahiplerine bir mektup yazarak “Ray Rice konusunda hata yaptığını” itiraf etti. Ayrıca NFL yeni bir “aile içi şiddet ceza politikası“ yayınladı, ilk olayda 6 maç, tekrarında ömür boyu men. Tamam mı, hallettik mi?

Olay kapanmış gibiydi ama hep bir sıkıntı vardı. Mart ayında ortaya çıkan kamera kaydında asansöre giriş ve asansörde ne olduğu gözükmüyordu. Bir kumarhanenin her yere kamera koyduğu bilindiğinden, bu kaydın var olduğu, polisin ve Rice’ın avukatının seyrettiği, NFL’in de içeriğinden haberdar olduğu (ama seyretmediği) ve cezayı bu nedenle az tuttuğu düşünülüyordu. Bunun alt metni şu:  “Janay de az değil yani!! Çocuğa asansörde ne yaptıysa (zaten özür de diledi şıllık) sonra artık düşüyor mu, kayıyor mu, ne oluyorsa yüzünü çarpıp bayılıyor.”  

Filmde bir tabanca gözükürse sonunda mutlaka patlar ya, o asansör kaydının ortaya çıkacağı da belliydi. Çakal TMZ ligin ilk haftasının oynanmasını bekledikten sonra 8 Eylül’de kaydı patlattı. Asansörde Ray Rice’ın üstüne gelen Janay’e yumruk attığı ve kadının da bayılırken başını asansörün kenarına çarptığı net gözüküyor. Aha burada:



Kayıt ortaya çıktıktan 12 saat sonra Kuzgunlar, Ray Rice’ı takımdan kovdu, NFL “yeni çıkan deliller karşısında” oyuncuya süresiz uzaklaştırma verdi. Rice’ın NFL kariyerinin bitmiş olduğu tahminleri yapılıyor.

Özet bile bayağı sürdü. Olayın bana düşündürdükleri de şöyle:

a.       Neden NFL “aile içi şiddet”e, dopingden, cigaralıktan daha az önem ve ceza veriyor(du)? Bu çok şaşırtıcı değil aslında, her yerde durum bu. Komşunu döversen mahkemeye gidersin, karını döversen en kötü karakolda barışırsın, çocuğunu döversen belki sadece çığlıklar duyulur. Adını da aile içi şiddet koyarak yumuşatmayalım lütfen. Resmen karını, nişanlını, sevgilini, çocuğunu dövmektir bunun adı. Ahlakçılık falan yapmıyorum. Aile içi şiddetin hem mağduru hem faili olarak yazıyorum. Çok acayip psikolojik ve sosyal dinamiklerle ailelerde şiddet hala sürüyor. Karısını öldüren, boşanınca vuran, gece boyu dövenler dolu. Yemek yemeyen çocuğunu tokatlayan, bir şey kırınca süpürgeyle dalan anneler, babalar gırla. Komiser barıştırır, aileler “Aman yuvanı bozma kızım” der, kendi de dayak yemiş annen “Kocanı kızdırma” diye öğüt verir, vs. vs. Dediğim gibi, kadın cinayetleriyle 3. sayfa haberi oluyor bu konu ama bir de öldürülmeyenler var…




b.      Ray Rice olayını başından beri ABD basınından izliyorum. Çok üstünde durulmadı iki gün önceye kadar. Hatta, çiftin olaydan sonra evlenmiş olmaları dayak işinin büyük olmadığı hakkında bir karine olarak değerlendirildi. 2 maç cezanın biraz az olduğundan şikayet edildi sadece. Ama ikinci kayıt çıktığından beri hem NFL’e büyük suçlamalar var hem de basının bu konuyu ele alış biçimine karşı bir özeleştiri. NFL’e yapılan en büyük eleştiri, kendi özel güvenlik ve istihbarat sistemi olan bir Lig’in (Süper Lig böyle olur bu arada) olayla ilgili tüm görüntülere ulaşmadan gayet yumuşak bir ceza vermesi. Bir yorumcu “Asansörün içinde ne olduğunu sanıyorlardı ki?” diye dalga geçiyordu. Daha ağır bir teoriyse, NFL’in tüm kayıtları seyrettikten sonra 2 maç ceza vermiş olabileceği. Bu doğru çıkarsa Goodell’in istifası kaçınılmaz olur. Başka kelleler de gider.

c.       Diğer yandan, ilk suçunda 6 maç ceza vereceğim diye yeni politika açıkladığın bir konuda neden Ray Rice’a “süresiz” yasak getiriyorsun ki? Bunu adı paniktir, sana gelecek tepkileri azaltmak adına başkasını asmaktır. O yumruk kamerada gözükmese olay büyüyecek miydi? Hayır. Ama algı her şeydir ve o yumruğu görmek her şeyi değiştirdi. Konu toplumun ne kadar dikkatini çektiyse ceza da o kadar büyük oluyor ve ben bundan iğreniyorum. Sahtekar NFL, kendini kurtarmak için Rice’ı bitirmeyi tercih etti.
You fucked up big time man!!
Boku büyük döktün hacı!!



d.      Özeleştiri bizim pek alışkın olmadığımız bir şey. Amerikan basını kendini NFL’e fazla yakınlaşmış olmakla eleştirip, oradan gelen bilgi akışına kendisini fazla kaptırdığını düşünüyor. Ray Rice olayında kimsenin doğru bir gazetecilik yapmadığını, araştırmacı gazetecilik dürtülerinin köreldiğini konuşuyor. ESPN, NBC, CBS gibi kanalların NFL’le girdikleri çıkar ilişkisi nedeniyle tarafsızlıklarını kaybettikleri yorumları yapılıyor. Amerika’nın en çok dinlenen spor programcılarından Dan Patrick, dünkü yayınında, NFL sayesinde büyük paralar kazanan bu kanalların “ürün”e zarar gelmesini önlemek için bazı şeyleri görmezden geldiğini söylüyordu. Patrick NBC’ye bağlı çalışıyor ve bu hatırlatılınca “Bu kanal bana düşündüklerimi söylemem için para veriyor” diye cevap verdi. Amerikan basınını övecek değilim, yanlış anlamayın. Bir yalanın ipine seve seve takılıp Irak’ın işgaline toplumsal kabul oluşturduklarını unutmadım. Ama, asıl görevlerinin, muktedire değil kendilerine hizmet etmek olduğunu, gazetelerini, TV ve radyolarını iyi ve başarılı tuttukça para kazanıp ayakta kalabileceklerini biliyorlar. Bunun karşısında, kanal ve gazetelerini iktidarın hizmetine sunan, bu uğurda büyük zararları göze alıp, kayıplarını inşaat ve diğer konularda alacakları ihsanlarla kapatmayı iş planı haline getirmiş bir ülke basınımız da var. 


6 ay sonra uyanırız ama formanı geri alır, video oyunundan 
bile ismini çıkarırız. Gözden düşmeye gör... 


Bir de toparlama paragrafı da yazmam gerek teorik olarak. Ama söylemek istediklerim bunlardı. Olay önemli ama aslında kıymetsiz... Aile içi şiddet her yerde ama umurumuzda değil, adaletsizliğe boğazımıza kadar batmışız ama kıpırdamıyoruz. Basın çöküyor ama iyisini de yapmıyoruz. Öyle işte...