23 Eylül 2017 Cumartesi

2017 UCI Elit Erkekler Yol Yarışı Dünya Şampiyonası

24 Eylül Pazar günü yol bisikletinde Dünya Şampiyonası yarışı yapılacak. Bu yarış bisiklet sezonu nihayetlenmeden önce yapılan son önemli yarıştır. En ayırıcı özelliği ise, alışageldiğimiz Sky, BMC gibi takımlar değil, milli takımların yarışmasıdır. Dolayısıyla daha yurtsever bir havası vardır, sezon boyu birbiriyle kıyasıya rekabet halinde olan iki bisikletçi birden takım arkadaşı olabilir. Dolayısıyla atmosfer sezonun genelinden biraz değişiktir. Bu yarışı kazanan bisikletçi sonraki tüm sezon boyunca katıldığı yarışlarda gayet prestijli gökkuşağı renkli mayoyu giyme hakkına sahip olur.

Peter Sagan, 2 sezondur gökkuşağı mayonun sahibi


Bu yarışa UCI sıralamasında ilk 10 ülke 9 kişilik, 11-20 arasındaki 10 ülke 6 kişilik, 21-30 arasındaki 10 ülke 3 kişilik, bir sürü başka ülke de birer kişilik takımlarla katılır. Türkiye'nin de bu yarışta 1 kişilik hakkı olmasına rağmen bu sene bu hakkı kullanmamayı tercih etmiştir.

Bu seneki yarış Norveç'in Bergen şehrinde 276 kilometrelik bir parkurda koşulacak. Dünya şampiyonası yarışları genelde tek günlük klasik yarışlarına benzer. Bu parkurda ise cobblestone veya bariz bir çapraz rüzgar tehlikesi yok ama parkur çok uzun, Norveç soğuk ve yarış günü yağmur ihtimali var. Bu da fiziksel olarak zorlu bir yarış olacağını gösteriyor. Ayrıca yarışın bitimine 10 km kala geçilecek kısa ve sert tırmanış da puncheur türü sporculara belli bir şans verecek. Esas elit erkekler yarışından önce koşulan kadınlar ve 23 yaş altı yarışlarında gördüğümüz kadarıyla son tırmanış sonrası iniş ve devam eden kısımları hem bol dönemeçli, hem de inişli çıkışlı olduğundan bir grubun ahenkle takibini zorlaştırıyor.

Parkurun son 19.1 km profili, zurnanın zırt diyeceği nokta Salmon Hill
 Bundan önce Norveç'de dünya şampiyonası 1993 yılında yapılmış ve yarışı Lance Armstrong adında 21 yaşındaki bir genç kazanmıştı.

Yarışta Nelere Dikkat Edelim

Önce takımlara ve bisikletçilere girmeden genel şablon üzerinde konuşalım. Bu yarışı kazanmanın iki yolu var: Sprint veya yarışın bitimine yakın yapılacak geç kaçış ile.

Mesafe olarak uzun bir yarış olduğundan pür sprinterlere pek uygun bir yarış değil. Çünkü yarışın doğası gereği çok iyi kadrolar mevcut ve yarışın tamamı nefes nefese kaçışlar ve takipler ile geçecek. Öyle bir senaryoda pür sprinteri bir takımın 276 km boyunca taşıması çok zor. Ayrıca takım tamamen bir sprinteri taşımak üzerine kurulursa bu sefer bu sprinterin başına birşey geldiğinde elde pek seçenek de kalmayacağından pek tercih edilen bir takım kompozisyonu olamıyor.  Bu sebeplerden dolayı daha dayanıklı ama azıcık daha yavaş sprinterlere uygun.

Sprint dışındaki kazanma seçeneği kaçmak. Ana gruptan veya daha küçük bir kaçış grubundan tekli veya birkaç kişilik kaçışlar gerçekleşir, bu kaçışlar büyük ihtimalle yarışın bitimine az kala yapılan "geç kaçış" biçiminde olur. Üstelik bu yarışta bitişe az kala minik bir tepecik olduğundan puncheur denen yokuşta kısa sürede ani hızlanan adamlar da ayrı bir öneme haizdir ve takım kadrolarında bol bol mevcuttur.

Takımlar ve Kadrolar

Takımlar ve kadroların dört başı mamur yazıldığı bir yer nedense pek yok. Bulabildiğim en iyi yer bu wikipedia sayfası. Wikipedia ülkemizde halen yasaklı, nasıl ulaşabildiğimi sormayın.

Avustralya, Fransa bisiklet turunun yeşil mayo kazananı Michael Matthews'ı tek lider belirleyerek ve etrafını güzel rouleur'larla bezeyerek adeta büyük turda sprint etaplarını hedefleyen bir takım oluşturmuş. Matthews tepelerden korkmayan iyi bir sprinter. Avustralya kaçışlara katılmayacak, takip sırasında da iyi tempo yaparak Matthews'a rakip olabilecek sprinterleri elemeye çalışacaktır.

Michael Matthews yeşil mayosuyla

Son iki gökkuşağı mayonun sahibi ve bisiklet dünyasının açık ara en popüler ismi Peter Sagan zorlu yarışta elimine edilme listesinin başındaki isimdir. Matthews turdaki yeşil mayosunun bile onun diskalifiye edilmesine borçlu. İki birbirine benzer stildeki bisikletçi arasında Matthews takıma sahip olması ile avantajlı gibi gözüküyor. Sagan'ın 6 kişilik Slovenya takımını yok sayabiliriz, gelgelelim Sagan takımsız yarışmaya çok alışkın. Bir şekilde yolunu buluyor. Ben kişisel olarak bu sefer beceremeyeceğini düşünüyorum, ama ne olursa olsun kendisi en büyük favoridir.

Norveç takımı evsahibi. Bisiklet Norveç'de çok önemli ve 9 kişilik gayet iyi takımları var. Tek sorun birbirleriyle pek sevişmeyen iki lidere sahip olmaları: Sprinter Alexander Kristoff ve klasikçi Edvald Boasson Hagen. Parkurun zorluğu sebebiyle Hagen öne çıksa da, iş sprinte kalırsa Kristoff tercih edilecektir. Kristoff yekvücut çalışacağız mealinde demeç de verdi. Bakalım ne olacak. Ama Norveç yarışın başında pelotonu çeken ülke olmaya aday. (Norveç ile ilgili güzel bir analiz)
Edvald Boasson Hagen ülkesinde Tour des Fjords etabı kazanırken

Belçika bisikletin görece en sevildiği ülke olabilir. Üstelik konu tek günlük yarışlar olunca bir numaralar. Bu tura getirdikleri 9 kişiden sadece Julien Vermote süper domestik olarak yarışı kazanamaz gibi duruyor. Onun dışında hepsi yarışı kazanabilecek potansiyelde. Ama yine de Norveç'deki gibi pek sevişemeyen Philippe Gilbert-Greg Van Avermaet ikilisi öne çıkıyor. Avermaet sprinter iken, Gilbert yarışın bitimine 10 km kala gelecek Salmon Hill tepesinde bitirici vuruşu yapacak güce sahip. Belçika'nın sağlı sollu kaçışlarla etrafı silkelemesi sürpriz olmayacaktır. (Gilbert ile ilgili bir yazı ve Belçika ile ilgili güzel bir analiz)
Gilbert Tour of Flanders'de 50km tek başına kaçıp kazandıktan sonra bisikleti kaldıracak gücü de bulabildi

İtalya ilginç bir takımla geldi. Takımda 3 tane sprinter var. Matteo Trentin tırmanabilen bir sprinter, Vuelta'da çok formdaydı, olası tüm sprintleri domine ettiği gibi ara sprint kapı puanları için dağları da aştı. Eli Viviani belki bu yarıştaki en pür sprinter; en sona kalabilmesi zor ihtimal olsa da, kalırsa öyle bir sprinti kazanmaya en büyük aday. Sonny Colbrelli hem puncheur hem de sprinter olarak böyle bir yarışın doğal favorilerinden.

İtalya pelotonu çekmek gibi bir niyetimiz yok diye demeç verse de, kimi analist de pelotonu çekecek takımlardan biri olacaklarını iddia ediyor. Göreceğiz.
Trentin Vuelta'da 3. etabını kazanırken

Michal Kwiatkowski bu sezon çok formda. İlkbaharda Milan-San Remo ve Strade Bianche'yi kazandıktan sonra dönüp Fransa bisiklet turunda Chris Froome'a süper domestiklik yaptı. Aynı ezeli rakibi Peter Sagan gibi 6 kişilik takımdan müzdarip gibi gözükse de, hem Polonya takımı boru değil, hem de kendisi Sky okulundan bu sene bir hayli yararlandı. Ayrıca Sagan gibi delicesine marke edilmeyeceğinden bu yarışı kazanabilmesi gayet olası (Ayrıca kendisi hakkında güzel bir analiz)

Kwiatkowski Sagan'ın önünde sprint alırken. Arkadaki üçüncü ise Julian Alaphilippe

Elbette tüm takımlar bu yarışı şansı yaver giderse kazanabilecek klasikçi ve puncheurlerle dolu. Belçika'dan Tim Wellens, İtalya'dan Diego Ulissi, Fransa'dan Julian Alaphilippe, Warren Barguil, Lilian Calmejane, İspanya'dan Luis Leon Sanchez, Jose Joaquin Rojas, Kolombiya'dan Fernando Gaviria, Rigoberto Uran, Hollanda'dan Tom Dumoulin, Niki Terpstra, Danny Van Poppel, İngiltere'den Ian Stannard, Slovenya'dan Luka Mezgec, Primoz Roglic, Danimarka'dan Magnus Cort Nielsen, Çekya'dan Zdenek Stybar, Portekiz'den Rui Costa kazanabilme ihtimali olanlar arasında sayılabilir.