30 Ocak 2015 Cuma

Super Bowl XLIX - Güller Savaşı








Şubat’ın ilk pazarı artık biliyoruz ki Super Bowl (SB) demek. Yaklaşık elli saat sonra, 49. Super Bowl Arizona’da başlayacak. Bu seneki talihliler NFC’den SeattleSeahwaks ve AFC’yi temsilen de “gözümüzün nuru-kainatta tek-ilelebet payidar” New England Patriots. Tamamen tarafsız gözle kaleme aldığım final yazısına hoş geldiniz. 

NFL’de 2014 sezonunun en iyi iki takımının finale çıkması bence iyi oldu. SB’u kazanan ekip gerçekten ligin en iyisi olduğunu iddia edebilecek. Her iki takım da sezona averaj bir performansla başladı, sonra düzeldi (NE 2G-2Y, Hawks 3G-3Y). Patriots sürekli rotasyona tabi tuttuğu OL’ını oturttuktan sonra Brady pas atacak zaman ve alan bulmaya başladı; koşu oyunu için gereken boşluklar ve gedikler de ortaya çıktı. Ayrıca, geçen üç sezon sakatlıklarla boğuşan yıldız ayımız TE Rob Gronkowski tamamen sağlığına kavuşup kesintisiz oynamaya başlayınca galibiyetler gelmeye başladı. 


Sevimli ayı Gronk!!


Keza  Seahawks da sıkıntılı başlayan sezonda kritik bir hamleyle problemli WR/KR/PR Percy Harvin’i New York’ta bir çöplüğe göndererek takım içi uyumu üst düzeye taşıdı. Daha da önemlisi, defansın ortasında çok önemli iş yapan SS Kam Chancellor’un sakatlıktan dönüşü de müthiş bir destek getirdi. Seahawks OL çok parlak bir ekip olmasa da süper yarma RB Marshawn Lynch ve “cıva” QB Russell Wilson sayesinde maçları kazanmayı başardılar. Ama normal sezonun son altı maçında toplam 39 sayı yiyen savunma takımın asıl yıldızı oldu.

Böylece iki takım da 12G-4Y ile seri başı olarak playoff’a çıktılar. Pats Baltimore karşısında zorlansa da her tür “legal” numarayı yaparak galip geldi. AFC Finali’nde ise #Deflategate skandalıyla açıklanamayacak kadar rahat bir maç sonunda  Colts’u hezimete uğrattı. Diğer yanda Seattle,  çeyrek finalde, 4Q’ya kadar yakın giden maçta Panthers’ı geçti. NFC Finali’nde de tarihe geçecek bir “geri dönüş” yaparak Packers’ı yenmeyi başardı. Russell Wilson’un 4 INT atığı maçı son 5 dakikada nasıl çevirdiklerini hala aklım almıyor. Green Bay koçu McCarthy’nin muhafazakar seçimleri, iki kez 4th&1’da FG atmaları, Wilson’un son INT’ını kapan Morgan Burnett’in TD için koşmak yerine oyunu durdurması, ardından gelen savunma hataları (2-pts conversion’da HaHa Clinton Dix’in taş kesilişi) Packers’ın inanılmaz çöküşünü getirdi. Elbette, Seahawks’ın rakiplerini üç çeyrek boyunca yorduktan sonra 4Q’da skor patlaması yapması artık tanıdık bir motif olmaya başladı, onu da hatırlatayım. Patriots olarak unutmamamız gereken şey “It ain’t over till it’s over babe!!” 


Patriots savunması mutlu günlerinden birinde...

Yazının devamında iki paragraf Belichick ve Pete Carroll yazmıştım aslında. Sonra okudum ve herkesin benim gibi manyak olma zorunluluğu yok diye düşündüm. Carroll nerelerde çalışmış, USC neresidir, BB ile halef-selef ilişkisi falan, bunlar meraklısının bildiği, meraklı olmayanı da sıkacak konular. Sonuçta sildim, biraz daha “genel” gidelim.  

Super Bowl 49'un bence asıl önemli noktası şu: Patriots kazanırsa Tom Brady ve Bill Belichick 15 yıldır sürdürdükleri egemenliğe bir nişan daha takacaklar ve dördüncü kez şampiyon olarak tarihin en başarılı QB/koç ikilisi olarak tarihe geçecekler. Yani kral(lar) saltanatını devam ettirecek. Seahawks kazanırsa Russell Wilson ve Pete Carroll arka arkaya iki kez şampiyon olarak eski hanedanı devirip tahtın yeni sahibi olacaklar. Güller Savaşı gibi. Bu tarihi dönüm noktasıondaki maçın bence üç kritik fazı bir de parametresi var:

  • Seahawks pas savunması - Patriots pas hücumu
  • Marshawn Lynch -  Patriots koşu savunması
  • Russell Wilson “scrambling” -  Patriots LB ve DT’leri 
ile
  • Olası top kayıpları (turnovers)


Bu üç savaştan kim üstün çıkarsa, kim top kaptırmazsa maçı da kazanacak gibi gözüküyor. Seahawks rakibe göre oyun stratejisini değiştirmeyen, her maç hemen hemen aynı kalıbı ama son derece başarıyla uygulayan bir takım. Muhteşem safety Kam Chancellor ve Earl Thomas ile ortaya kısa pasları engelleyen, kenarlara atılan toplarda ise Richard Sherman ve Byron Maxwell ile caydırıcılığı güçlü bir secondary’e sahip. Hücumda ise Lynch’in yıpratıcı koşularına ve Wilson’un, baskı altında rakip savunmadan sıyrılıp atacağı koşulara veya paslara sırtını dayıyor. 


Richard Sherman, M.Lynch'i kucaklamaya gidiyor


Patriots ise, özellikle bu sene, her rakibe farklı kurgu hazırlayan ve bunu çoğunlukla başarıyla uygulayan bir takım. Cincinnati’yi hava bombardımanına tutmuşken, Colts’u iki kez koşu oyunuyla yendik, Sert Ravens savunmasını farklı farklı dizilişlerle şaşırtarak pas oyunuyla sonuç almıştık. OL’da sürekli değişiklik yaparak, zaman zaman 7 kişiye kadar çıkarak koşu oyununu veya adam üstünlüğüyle Brady’e zaman kazandırıp pas isabetiyle sonuç alabiliyor. Brady’nin uzun paslarda eski isabeti olmadığından bu tip oyunlara çok girmiyoruz. Sezon başında OL için denenen “duruma göre her adam pozisyon değiştirebilir” deneyi tutmadı ama KC Chiefs maçından beri hücum hattı çok da patlak vermedi. Playoff’ta sakat olan center Bryan Stork’un da Pazar günü oynaması bekleniyor. 2012’de muhteşem pas savunmasıyla bilinen Seattle karşısında Belichick oyunu tamamen havadan kurmuştu. Bunda başarılı da olmuştu ama “red zone”da istenen verimlilik yakalanamayınca maçın son yedi dakikasında iki TD yiyip 23-24 yenilmiştik (red zone=rakibin son 20 yd bölgesi). Bu defa ustanın ne yapacağı bilinmiyor. Mantıklı olan kuvvetli pas savunmasına karşılık koşu defansı daha zayıf olan Seattle karşısında LeGarette Blount ve RB komitesi ile sonuç almak, arada da play action’larla Gronk ve Julian Edelman’ı topla buluşturmak. Ama Billy’dir ne yapsa yeridir diyoruz ve kendisinden hücumda beni ve Seahawks’ı şaşırtmasını bekliyoruz. 


Belichick ve Carroll


Maalesef Amerikan futboluna geç başlayan herkes gibi gözüm hep topta olduğundan savunma taktikleri bilgim çok sınırlı. Ama Patriots bu sene iki çok iyi CB transfer etti. NFL’in en iyilerinden Darelle Revis ve ex-Hawk Brandon Browner. Ayrıca d.McCourty ve Kyle Arrington gibi gizli cevherlerimiz de var. Patriots, fazla blitz yapmayan, rakip QB’yi sack etmektense hareketini kısıtlayıp, belki de Seahawks kadar iyi secondary savunmasıyla da karşı takımları durdurmayı tercih ediyor. Yarmagül DT Vince Wilfork ve Rob Ninkovich ile QB baskılanırken ve koşu hatları tıkanırken arkadan saldıran LB sürüsü de koşucuyu veya pas oyunuysa QB’yi engellemeye çalışıyorlar. Wilson gibi hareketli bir QB karşısında onun koşu yollarını kapatmak, yakalamaya çalışmaktan daha anlamlı gözüküyor. Patriots’un savunmada iki sıkıntısı var. Belichick ve kurmayları rakip hücumu çözene kadar koşu defansının bazen salaklaşması ve uzun paslarda DPI (defensive pass interference=pasa illegal müdahale) yüzünden fena ceza yardları yemek. Wilson’un bu konuda kötü şöhreti ayyuka çıkmış Browner’ı birkaç kez denemesi kesin gözüküyor. "Brandon dude, don’t touch the mothafucka pleaaaaasee!!"

Special teams’de Patriots açık ara daha iyi bir takım. Ligin en iyi KR’ı Julian Edelman var, ayrıca PR ve KR savunmasında da çok randımanlıyız (Colts maçı ilk KR’ı hatırlayın). Seahawks özel takımlarının ise pek bir özelliği yok (bunu dedim diye Jüpiter beni cezalandırmaz umarım). İki takımın da tabanca gibi birer kicker’ı var. Orada bir eşitlikten bahsedebiliriz.

Yani özetlersek:

Seahawks savunması   >   Patriots hücumu
Seahawks hücumu     =   Patriots defansı
Seahawks özel takımları     <  Patriots özel takımları

Denklemi çöz çözebilirsen. 

Artık biliyorsunuz ki Patriots taraftarıyım. Dolayısıyla bu maçı elde Courvoisier konyak, zarif bir kayıtsızlıkla izlemem mümkün değil. Elim ayağıma dolanacak, ağzım kuruyacak, Brady’nin attığı pas havadayken INT mi olacak diye korkacağım, Marshawn Lynch eline her topu aldığında “first down” almasın diye dualar edeceğim. Edelman PR’de fumble yapmasın diye yalvarırken, Russell Wilson elinde topla sağa sola seyirtirken Wilfork’un onu öldürmesini isteyeceğim. Napiim böyle...


Bunlar sahalarımızda görmek istemediğimiz hareketler...

Ama en iyisi daha pozitif şeyleri hayal etmek. Tom Brady’nin lazer gibi paslar atmasını istiyorum. Brandon LaFell’in yavşak Sherman’ın ağzının içindeki topu tutmasını istiyorum. Tosunum Gronk’un Chancellor’u ağlatmasını diliyorum. Darelle Revis’in Baldwin’e top göstermemesini, Browner kardeşimin eski takımına karşı parlamasını bekliyorum. LB’lerimiz Hightower ve Collins’in ortalığı yangın yerine çevirmesini, Bill Belichick’in gizli defterindeki bir iki oyunla Carroll’u şaşırtmasını umuyorum. TB12’nin, cillop yengemiz Gisele’e sarılarak dördüncü SB’unu kutlamasını, Belichick’in yılda üç kez bahşettiği gülümsemesinin kulaklarına varmasını arzuluyorum. 


Üç Super Bowl yüzüğüm, bankada 130 milyon dolarım
ve Gisele gibi manitam var ama
hala sadece top oynamak istiyorum.
Benim adım Tom Brady


2007 ve 2011’de iki kez Super Bowl kaybettik. TV başındaydım. David Tyree’nin kaskıyla yakaladığı top ve Wes Welker’ın parmaklarının bir santim ötesinden geçen o “incomplete pass” hala gözlerimin önünde. Önümüzdeki pazartesi sabahı, karımın koynuna hayal kırıklığıyla değil, neşeyle, coşkuyla tüm rekorları kırmış bir takımın taraftarı olarak girmek istiyorum. Belki de hiç yatmam, bir viski koyar şampiyonluğu kutlarım.

Maç tahminim ise...


New England Patriots   21 - 23    Seattle Seahawks  

hayat böyle bir şey maalesef...