22 Mayıs 2017 Pazartesi

Giro100 2.Hafta Raporu

2. hafta genel klasmanı etkileyecek sadece 2 etap vardı. Bunlardan ilki Salı günkü bireysel zamana karşı idi. Bu etabı Tom Dumoulin kazandı, lider Quintana ise fark yedi. Hadi bu anlaşılabilirdi; ancak Cumartesi günkü yokuşlu etabı da gitti yine Dumoulin kazandı. Genel klasmanda gerçekçi şansı olanları yazalım:

1. Dumoulin - Team Sunweb
2. Quintana - Movistar +2:41
3. Pinot - FDJ +3:21
4. Nibali - Bahrein Merida +3:40

Üçüncü hafta Salı-Ctesi arası dağlık etaplardan oluşuyor. Pazar günkü etap ise zamana karşı. Normalde ardarda dağlık etaplarda herkes birbirini kollar, anca son etapta kozlar paylaşılır derdim. Ancak Dumoulin hem zamana karşı hem de dağlık etaplarda iyi gözükünce diğerleri yarı taktik yarı da telaşla muhakkak her etapta birşey deneyerek hem Tom Dumoulin'i hem de takımı Team Sunweb'i yıpratmak isteyeceklerdir. Her etap zevkli olacak.

QuickStep-Floors'dan Fernando Gaviria tam 4 etap kazanarak bu turun sprint kralı olduğunu gösterdi. Puan klasmanında çok önde, ve zaten olası rakipleri Andre Greipel ve Caleb Ewan da bıraktığı için fazla yapılacak bişey kalmadı. Sprint etabı da kalmadığı için Gaviria kalan etapları zaman limiti içinde bitirecek ve Milano'da kürsüye çıkacak gibi gözüküyor.

Dağların kralı klasmanında ise şu anda çok öne çıkmış biri yok. Son hafta o kadar zirve puanı var ki, bu klasmanı yeni başlamış kabul edebiliriz.

1 Postlberger, Bora-Hansgrohe
2 Greipel, Lotto Soudal
3 Gaviria, Quick Step Floors
4 Polanc, UAE Team Emirates
5 Gaviria, Quick Step Floors(2)
6 Dillier, BMC
7 Ewan, Orica-Scott
8 Izagirre, Movistar
9 Quintana, Movistar(2)
10 Dumoulin, Team Sunweb
11 Fraile, Dimension Data
12 Gaviria, Quick Step Floors(3)
13 Gaviria, Quick Step Floors(4)
14 Dumoulin, Team Sunweb(2)
15 Jungels, Quick Step Floors(5)

Quick Step Floors takımı tam 5 etap kazandı. Puan mayosu hemen hemen garanti gibi, Jungels ile beyaz mayoda birinci durumdalar. Onun dışında 2'şer etapla Team Sunweb ile Movistar peşlerinden geliyor. Bence 25 yaş altı gençler klasmanı olan beyaz mayo da bayağı heyecanlı vaziyette:

1 Jungels , Quick Step Floors
2 Yates, Orica-Scott +2:25
3 Formolo, Cannondale-Drapac +2:51
4 Polanc, UAE Team Emirates +3:53

Bu klasmanın takımlarının hiçbirinin genel klasman için iddialı adamı yok; yani gençlerine konsantre olabilirler. Ayrıca Jungels de Dumoulin ile paralel benzerlik göstererek zamana karşı adamı; yani dağlık etaplarda rakipleri baskı altına almak isteyecektir. Bu da güzel olacak.

Her etabı en kalabalıkla bitiren "düz adam" klasmanında sanal adamımız 2 saat 1 dakika 55 saniye ile 114. durumda.

Stage 1: 1-70        5:13:35
Stage 2: 1-100        6:05:18
Stage 3: 146-193     3:31:55 +5:22    (14:50:48 +5:22)  128
Stage 4: 116-143    5:18:50    +22:52     (20:09:38 +27:42) 139
Stage 5: 1-110        3:40:11         (23:49:49 +27:42) 137
Stage 6: 156-188        5:11:44 +13:43    (29:01:33 +40:46) 155
Stage 7: 7-44           5:35:20 +00:02  (34:36:53 +40:46) 151
Stage 8: 115-159     4:35:25 +10:26  (39:12:18 +51:00) 151
Stage 9: 121-164       4:11:28 +26:37  (43:23:46 +1:17:37) 154
Stage 10: 95 (ITT)    0:58:39 +6:34   (44:20:57 +1:23:41) 151
Stage 11: 119-172    4:29:12 +25:58  (48:50:09 +1:28:02) 113
Stage 12: 19-82        5:19:01 +00:06    (54:09:10 +1:28:02) 110
Stage 13: 1-92        3:47:45     (57:56:55 +1:28:02) 106
Stage 14: 135-171      3:17:12 +14:38  (61:14:07 +1:42:50) 115
Stage 15: 112-168    4:35:56 +19:05  (65:50:03 +2:01:55) 114


Etabı tek başına bitirenlere vereceğimiz "değerli yalnızlık" ödülünde ise 3 bisikletçi 15 etaptan 4'ünü tek başına bitirmiş vaziyette:

Ten Dam, Team Sunweb 4, (33) +33:05
Devenyns, Quick Step Floors 4, (88) +1:40:15
Marcato, UAE Team Emirates 4, (116) +2:03:38

Son hafta heyecanlı olacak.



14 Mayıs 2017 Pazar

Giro100 1.Hafta Raporu

İtalya bisiklet turu Giro'nun 100. "edisyonunun" ilk haftası tamamlandı. 9 etap sonunda en mutlu takım Movistar. İki etap kazandılar, genel klasmanda Nairo Quintana ile liderler ve şu ana kadar en belirleyici etap olan 9.etapta takım halinde olaya hakimdiler.

Her ne kadar 200 bisikletçi yarışsa da, bunlardan çok azının görevi genel klasmanda yer edinmektir. Diğerlerinin öyle bir amacı yoktur. Tabii resmi olarak herkesin toplam zamanı tutulur ama biz burada sadece amacı o olanların durumunu gösteriyoruz:

Genel Klasman
1.Quintana, Movistar
2.Pinot +28 FDJ
3.Dumoulin +30 Team Sunweb
4.Mollema  +51 Trek-Segafredo
5.Nibali  +1:10 Bahrain Merida
6.Pozzovivo +1:28 AG2R La Mondiale
7.Zakarin +2:28 Katusha-Alpecin
8.Formolo +2:45 Cannondale-Drapac
9.Amador +2:53 Movistar
10.Kruijswijk +3:06 LottoNL-Jumbo
13.Van Garderen +3:56 BMC
16.Yates +4:49 Orica-Scott
17.Thomas +5:14 Sky


9.etaptaki vahim motorsiklet kazasında Sky takımının neredeyse tamamı yerdeydi, Geraint Thomas'ın yanısıra aynı kazada düşen Adam Yates'in de geride kalma sebebi o.
Quintana atağını yapıyor, Tibot ve Nibali cevap veremiyor

Nairo Quintana 9.etabı kazandı, ancak çok büyük fark atamadı, ve bu turda 2 tane de zamana karşı var. O açıdan yarışın halen açık olduğu söylenebilir.

Etaplar
1 Postlberger, Bora-Hansgrohe
2 Greipel, Lotto Soudal
3 Gaviria, Quick Step Floors
4 Polanc, UAE Team Emirates
5 Gaviria, Quick Step Floors(2)
6 Dillier, BMC
7 Ewan, Orica-Scott
8 Izagirre, Movistar
9 Quintana, Movistar(2)

İkinci en mutlu takım da Quick Step Floors, çünkü hem 2 etap kazandılar hem de tam 6 etap pembe mayoya, 5 etap da puan mayosuna sahip oldular. Kolombiyalı Sprinter Fernando Gaviria da 2 etap kazanarak en fazla etap kazanan yarışçı şu anda. Quintana'nın zaferini de ekleyince Kolombiya sprint ve dik yokuş gibi iki uç noktada 3 etap kazanmış oldu.
Fernando Gaviria

Bu tur için kendimce iki şey ölçüyorum. İlki "düz adam" klasmanı. Bu sanal adam her etabı en kalabalık grupla bitiriyor. Bu adam şu anda liderin +1:17:37 gerisinde 154. sırada.

Düz Adam
Stage 1: 1-70
Stage 2: 1-100
Stage 3: 146-193 +5:22    128
Stage 4: 116-143 +22:52 (+27:42) 139
Stage 5: 1-110 (+27:42) 137
Stage 6: 156-188 +13:43 (+40:46) 155
Stage 7: 7-44 +00:02  (+40:46) 151
Stage 8: 115-159 +10:26  (+51:00) 151
Stage 9: 121-164 +26:37 (+1:17:37) 154

Diğeri ise "Değerli Yalnızlık" klasmanı. Bunda da etabı tek başına bitirenlerin sayısını tutuyorum.

Değerli Yalnızlık
Matteo Busato 3 Wilier Triestina-Selle Italia (sprinter)
Marco Marcato 3 UAE Team Emirates (puncheur)
Matteo Pelucchi 3 Bora-Hansgrohe (sprinter, lead out)

Üç sporcunun da İtalyan olması enteresan. Üçünün de ismi M ile başlıyor ve iki tanesi Matteo. 2 ve 1 kere bitiren aşırı fazla sayıda sporcu olduğundan onları yazmadım.
Matteo Busato

5 Mayıs 2017 Cuma

Giro100


(Yazının aslı Cyclist Mayıs sayısında yayınlanmıştır) 

İtalya Bisiklet Turu “Giro d’Italia” diğer Büyük Turlar’dan farklı olarak, duygulara daha çok hitap ediyor. Giro’da çıkılan sert bir yokuşu izleyen seyircinin aklından ve gönlünden geçenler Fransa Turu ve İspanya Turu’nda hissettiklerinden değişiktir. En azından bana öyle gelir. Alpe d’Huez çıkılırken içimde bir heyecan ve coşku duyarım; Angliru’da perişan olan bisikletçileri seyrederken onlara acırım ve üzülürüm. Ama Giro’da yokuş çıkılırken içimde huzurlu bir mutluluk hissi belirir, sonra bu duygu sevince dönüşür, dudaklarım belli belirsiz bir gülümsemeyle uzar. Bunu daha çok yarışı yalnız seyrederken duyumsuyorum; sanırım duygularım tek başımayken yüzeye daha kolay çıkıyor.


Bu duygularımda yalnız da değilim, birçok kişiden Giro’ya karşı farklı duygular beslediklerini veya daha çok sevdiklerini duydum (ör. Aydan Çelik bunda ilkbaharın etken olduğunu söyler ve çok haklıdır). Çeşitli yazarlar da Giro için çok daha romantik yazılar kaleme almışlardır. Fransa Turu’nun ihtişamı olmasa da, güneşin açısı, bitki örtüsü, yükseklerdeki karın şaşkınlığı, Dolomitler’in güzelliği ve İtalyanlar’ın köpüren karakterini sonuna kadar kullanan Giro, akıldan çok gönüle seslenen bir yarıştır. Giro’ya böyle bakınca mayıs ayının gelişi daha bir güzel oluyor. İşte Giro d’Italia karşımızda.

Giro 2009’da 100. yılını kutlamış, 2011’de İtalyan Birliği’nin 150. yıldönümü ekmeğini yemişti. Bu sene de yarışın 100. kez koşulması şerefine özel bir takım pazarlama faaliyetleri yapıldı (adımız bir seneliğine “Giro100”). Para harcamak isteyenleri online alışveriş sitesine yönlendirdikten sonra izninizle yarışın parkuruna, havasına ve suyuna, ayrıca katılacak favorilere kısaca değinmek istiyorum.


Parkur Üstüne

Giro100 tasarlanırken Mauro Vegni kurmaylarına “Memleketin her yerinden geçelim çocuklar” demiş olmalı ki, parkur ülkenin iki büyük adasında dolaşıp çizmenin burnuna zıplıyor, sonra yukarıya doğru çıkarak dağları dolaşıyor ve Milano’da bitiyor. 5 Mayıs Cuma (cuma!!) Sardinya Adası’nda sprint etabıyla başlayacak olan yarış üç gün adada kalıp güneye Sicilya’ya geçecek. İkinci gün koşulacak OLBIA-TORTOLI etabı (221km), oldukça yokuşlu, hemen hemen hiç düzlüğü yok. GK sevdalılarının dikkatli olmasını gerektiren bir profil. Sardinya’daki son etap da sprintle bitecek. İki adanın arasındaki mesafe oldukça büyük olduğu için kafile feribotlarla Sicilya’ya geçerken yarışa bir gün ara verilecek. 

Sicilya’da 2 etap koşulacak ama CEFALU-ETNA (181km) arasındaki parkur çok ciddi bir dağ etabı. Son zamanlarda yine harekete geçen volkan izin verirse pembe mayonun peşinde koşanlar için kritik önemde bir etap olacak. Daha 4. Etap’tan böyle zorlu bir yokuş etabı demek favorilerin yarışa tam formda gelmek zorunda olmaları demek. Yarışın ilk haftasını form tutmak için kullanma fırsatı bu sefer yok. Bu nedenle Giro öncesi hazırlıkların takvimi  9 Mayıs’ta maksimum performansa ulaşmak üstüne kurulmalı. Tabii bu seviyeyi yaklaşık üç hafta korumak da lazım. 5. Etap üç Büyük Turu kazanan yeryüzündeki altı kişiden biri olan Vincenzo Nibali’nin doğduğu kent Messina’da bitecek. Nibali bu sene de yarışın en kuvvetli adaylarından biri ama yarış sprintle bitecek. Ancak peloton finişten ilk geçiş sırasında Nibali’nin göstermelik bir atak yapmasına izin verebilir (Messina içinde bir tur atılıyor).

4.Etap Profili

Olay Messina’ya gelmişken Nibali’nin lakabıyla ilgili spekülasyonları da bitirmek isterim. Ta gençliğinden beri kendisine “Lo Squalo dello Stretto” veya “Lo Squalo di Messina” deniyor, yani tam Türkçe meali Boğaz veya Messina Köpekbalığı (Messina Boğazı’na ithafen). Ama dilimize çevirince “köpekbalığı” kelimesi bir lakap için hem uzun kalıyor hem de insanda hoş durmayan “köpek” kelimesini barındırıyor, Nibali’ye ayıp oluyor. Necip Türk bisiklet camiasına Nibali’nin takma adının “Camgöz” olmasını teklif ediyorum. Artık “Boğaz Camgözü” mü dersiniz, “Messina Camgözü” mü bilemem, sonuçta sınırlı sorumlu da olsa bir özgürlük ülkesinde yaşıyoruz. “Boğaz”dan ilhamla “Boğaz Lüferi” de çok güzel durur aslında, hırçın ve çok avcı bir balıktır lüfer. Özgürlükleri genişletiyoruz, verdiğim opsiyonlardan birini seçerek siz de hürriyetinizi kullanınız.

Messina Boğazı’ndan hemen karşısı Reggio Calabria’dan başlayacak 6. Etabın son kısmı sürprizlere açık. Son 40 km’ye kadar ciddi bir problem içermeyen etap bu noktadan sonra sürekli çıkıp inecek. Son 2 km %5.7’lik bir yokuş. Etap ya kaçış grubuna yada onlar yakalandıktan sonra oluşacak başka bir gruba göz kırpıyor. 7. Etapta sprint takımları kontrolü kaybetmek istemeseler de parkurun son bölümü oldukça cilveli, sıkıntı yaratabilir. Sekizinci etabın (MOLFETTA-PESCHICI) son 1500mt’si %12’ye varan eğimler içeriyor. D.Ulissi, L.L.Sanchez hatta Rui Costa tarzı puncheur-sprinterlere göz kırpan bir final.

9. Etap ikinci ciddi tırmanışa sahne olacak. MONTENERO DI BISACCIA-BLOCKHAUS arasında 149 km’lik yarışın son 26 km’si ciddi bir yokuş ama son 13 km’deki Blockhaus asıl zorluk olacak. Blockhaus bizim hafızamıza eski Giro yarış direktörü Angelo Zomegnan’ın 2009’da tasarladığı 85 km’lik kıs ve vurucu etapla kazınmıştı. Gerçekten de Büyük Turlar’daki kısa ve sert yokuşlu etapların ortaya çıkışını Blockhaus’a borçluyuz. Hapsburg Hanedanı’nın bölgedeki varlığını yansıtan bir ismi olan Blockhaus on kilometre boyunca stabil şekilde %9’luk bir eğimi tutturup son kısımda %14’lere çıkıyor. Çok önemli bir etap olacak.

9.Etap Profili
Bu sene Giro100’ün genel klasman denklemini çözmesi zor hale getiren şey toplam 69 km’lik iki ITT etabı. Bunlardan ilki 10. Etaptaki 38.9 km’lik inişli çıkışlı parkur. İnişlerin teknik olduğu yazılıyor. Sporcuların parkurdaki iki yokuş için bisiklet değiştirip değiştirmeyecekleri de merak konusu. Bob Jungels ve Rohan Dennis gibi yokuş da çıkabilen tempocuların  GK favorileri arasında adlarının geçmesinin asıl nedeni, bu etap ve son günkü MONZA-MILANO arasındaki 28.3 km’lik düz ITT. Gerçek zamana karşıcıların aslen yokuşçu Quintana ve Nibali gibi favorilere kilometrede 2-3 saniye fark atmaları beklenmelidir. 69 km’de bu yaklaşık üç dakika demek. Indurain usulü “Dağlarda kayıpları minimize et, TT’de kamçıyı vur” formülünü uygulamak mümkün olur mu bilmem ama yarışa farklı bir boyut katacağı kesin gibi (B. Jungels Giro 2016’da Nibali’nin 8:31 gerisinde altıncı olmuştu).

10. Etap Profili
Zamana karşının ertesi günü, 11. Etap’ta Apenin Dağları’nda dört ciddi yokuşun çıkılacağı 161 km’lik FLORANSA-BAGNO DI ROMAGNA etabı yer alıyor. Genel klasmanı tehdit etmeyen bir grup kaçarsa peloton yaklamakta çok ısrar etmeyebilir. Son yokuş zirvesinden finişe kadarki 26 km’nin hep iniş oluşu da toplu finiş olmayacağı tahminimi güçlendiriyor. Sonraki iki etap Po Nehri civarında sprinterler için düşünülmüş, önce 12. etap FORLI-REGGIO EMILIA ve Cuma günü de R.EMILIA-TORTONA. Tortona’nın bizi ilgilendiren yanı büyük şampiyon Fausto Coppi’nin 40 yaşında sıtmadan öldüğü kent oluşu, doğum yeri ve 14. Etabın başlayacağı Castellania’nın yanı başında. Zaten bu bölge “Campionissimo”nun antrenman yaptığı yollara ithafen “I Colli di Coppi” diye anılıyor, “Coppi Tepeleri”. 131 km’lik etap dümdüz başlıyor ve 11 km uzunluğundaki %7 eğimli Oropa’da son buluyor. Son bölüm oldukça sert geçmeye aday. Haftanın son etabı 199 km’lik VALDENGO-BERGAMO arasında. İlk yüzelli kilometresi düz ama sonra 2 ciddi tırmanış var. Finişe yaklaşırken de eski Bergamo’ya çıkıp (3.5 km %7) şehre inecekler. Toplu finiş olmayacağı kesin gibi.

16.Etap Profili
Son dinlenme gününden sonra Giro100’ün en zor bölümü, yani dağlar başlayacak. 23 Mayıs’ta 222 km’lik ve hakikaten çok ağır bir 16. etap var. Toplam dikey irtifanın 5.400mt’yi geçeceği üç müthiş yokuş:  Mortirolo, Stelvio ve Umbrail Geçidi. Bazı sprinterler çoktan eve dönmüş olurlar bile ama kalanlara Tanrı kolaylık versin, çok zor bir gün olacak. 17. Etap Aprica ve Passo Tonale yokuşlarını etabın başında çıkıp İtalya’nın en butik kayak merkezlerinden Canazei’de bitecek. Parkurun son 75 km’si sürekli tırmanılacak bir yalancı düzlük. Team Sky’ın bu bölümde müthiş bir tempo tutturup herkesi acılara gark edeceğini hayal ediyorum.

27 Mayıs Perşembe de hani “cep herkülü” tadında bir etap var. MOENA-ORTISEI sadece 137 km ama 4.000mt civarında irtifaya sahip ve şu zirveleri daha evvel duymuşsunuzdur: Passo Pordoi, Valparola, Passo Gardena (Grödnerjoch), Passo di Pinei ve Pontives (son ikisini duymamıştım itiraf edeyim). Üst üste çok zor üç gün var fakat birinde peloton işi yavaşlatma eylemi yapmazsa çok şaşırırım. Bu etap kaçış grubuna bırakılabilir.

20.Etap profili
Geldik son üç güne. Son günkü ITT’den bahsettik yukarıda zaten, kaldı iki dağ etabı. ilki 191 km’lik SAN CANDIDO-PIANCAVALLO’da son yokuşta ciddi bir GK mücadelesi olmasını beklerim. Çünkü  önceki yokuşlara rağmen genelde yokuş aşağı bir parkurdayız ama son 15 km’de 1.100 mt yükselen Piancavallo artık favorilerin (hala birden fazla kaldıysa) kozlarını paylaşacakları son şanslardan bir olacak. Yüzüncü kez eda edilecek Giro d’Italia’nın son iki yokuşu 20. Etap PORDENONE-ASIAGO arasındaki 190 km’de yer alan Monte Grappa ve ilk kez çıkılacak bol virajlı Foza yokuşları. Ama son zirveden sonra finişe 15 km daha var dolayısıyla rahatlamak için erken. Monte Grappa’yı 2014’de Nairo Quintana fethetmişti. Bakalım bu sefer de ona uğurlu gelecek mi?

Son etap Monza yarış pistinden başlayıp Milano’daki Duomo Katedrali’nin hemen yakınında  bitecek 29 km’lik bireysel zaman karşı yarışı olacak. Foza’da hala birinci belli olmamışsa bu son 35-40 dakikalık efor Pembe Mayo’nun bu yılki sahibini belirlemiş olacak.


Favoriler

Yarışın başlamasına iki hafta teslim edilen bu yazı favorilerin tam bir analizini yapmama izin vermiyor. Ama tüm İtalya yarışın Fabio Aru ve Vincenzo Nibali arasında geçmesini, Coppi-Bartali çekişmesinin tekrar yaşanmasını istediğini anlamak zor değil. Ne var ki iki hafta önce Sierra Nevada’da antrenmanda düşen ve dizini sakatlayan Aru’nun yarışa katılamayacağı açıklandı. Hoş Aru hafif antrenmanlara başladı ama yarışa kadar ne duruma geleceği belli değil. Astana patronu Vinokurov genç Sardinyalı’nın Fransa Turu’na gideceğinde ısrarcı. Aru’nun sakatlığı gerçekten büyük hayalkırıklığı. Nibali yeni takımıyla geçen seneki zaferini tekrarlamak istiyor. Ancak Bahrain-Merida’nın yokuş domestik gücü de beni biraz düşündürüyor. Nibali’nin Etna’da hiç zaman kaybetmemesi gerek. Geçen sene gibi Giro’ya yavaş başlarsa toparlandığında rakipleri çok uzaklarda olabilirler. Yine de kariyeri boyunca tüm Büyük Turlar’ı kazanmayı başaran Nibali’nin ünvanını korumak için Sardinya’da startta olması onu ilk üç favoriden biri yapmaya yeter.

Nibali doğa olaylarını kontrol eden melek olan Mikail'i işaret ederken
Bence en büyük ve doğal favori Giro’14 şampiyonu Nairo Quintana. Kolombiyalı, bu yıl,  2015’de Alberto Contador’un yaptığı gibi, hem İtalya hem de Fransa Turu’nu kazanmak istiyor. Oldukça zor bir hedef ama geçen sene hüsran olduğu Fransa Turu’ndan sonra Vuelta’yı kazanması takdire değer bir başarıydı (TdF’da 3. olmuştu). Bu sene hem Valencia hem de Tirreno-Adriatico turlarını kazandı. Eğer ITT’lerde çok zaman kaybetmezse, müthiş yokuş tırmanma yeteneği ile en olası şampiyon adayı Quintana gibi duruyor.

Quintana podyumda
Bir başka favori Team sky’ın lideri Geraint Thomas. Galli sporcu son iki yıldır genel klasmancı olmayı kafaya takmış gibi. Takım takip olimpiyat şampiyonundan daha önce bir Fransa Turu şampiyonu çıkmıştı (B.Wiggins), neden bir daha olmasın diye düşünüyor olmalı. Tirreno-Adriatico’da beşinci oldu ve son hazırlık yarışı Tour of the Alps’i de birinci bitirdi. Yine de Giro’nun çok zorlu yokuşlarında takımının ona çok yardım etmesi gerekecek. Açılan farkı ise Foligno ve Monza’daki zamana karşılarda kapatmaya çalışacak.

Geraint Thomas
G. Thomas’la aynı stratejiyi düşünen biri de BMC’den Rohan Dennis. T-A’yu Quintana’nın ardından ikinci bitirdi. Giro’daki en iyi rouleur kendisi lakin yokuşlarda Thomas kadar iyi değil. Üstelik takım liderliğini Tejay Van Garderen’le paylaşmak durumunda. Çift liderli bir takımın başarılı olduğunu çoktandır görmedik.

Tejay Van Garderen sarı mayolu Ron Dennis'i çekerken..
Fransızlar’ın baskısından sıkılıp kendini İtalya’ya atan Thibaut Pinot da favoriler arasında. Fransa Turu’nda halkın beklentisiyle boğulan ve performans gösteremeyen Pinot bu sene TdF’ı pas geçip şansını İtalya’da denemeye karar verdi. Son haftalarda oldukça formda gözüküyor ama sadece iki yokuş domestiğiyle nereye kadar gieceği belli değil. TT yeteneğini son yıllarda geliştirdiğini de göz önüne alırsak podyumda yer almayı hedeflediği düşünülebilir.

Thibaut Pinot
Geçen sene İtalya Turu’nu altıncı bitiren Quick-Step Floors sporcusu Bob Jungels’i de yazmak gerekiyor sanırım. Beyaz Mayo’nun bu sene de güçlü adaylarından biri. Eğer bu yıl da ilk 10’da bitirirse kariyerini tamamen “a la Indurain" bir genel klasmancıya çevirebilir. 69 km2lik zamana karşı onun en büyük avantajı olacak.

Bob Jungels
Bunlar dışında hemen her takımın bir lideri var. Geçen sene Giro’yu tam kazanacak derken düşüp dördüncü olan Lotto NL-Jumbo’dan Stefan Kruijswijk, Trek Segafredo’da ilk on sırayı kovalayacak Bauke Mollema, Orica-Scott’ta geçen seneki Fransa Turu dördüncüsü Adam Yates ilk akla gelenler. Ayrıca geçen seneki yarışta ölümden dönen Katushalı Ilnur Zakarin, Ag2R’in Giro gediklisi Domenico Pozzovivo, Beyaz Mayo klasmanında Jungels’i zorlamasını beklediğim Cannondale-Drapac sporcusu Davide Formolo da anılması gereken isimler.

Kruijswijk'in kara çakılarak Giro 2016'yı kaybettiği anlar
Eğer tüm bu isimler hala formda ve iddialı olarak yarışın son haftasına gelebilirlerse tarihin en güzel yarışlarından birini seyrederiz. Lakin her hal-ü şartta, Giro d’Italia bence bu yılın en görkemli büyük turu olacak. Umarım haklı çıkarım. İyi seyirler.







 


4 Mayıs 2017 Perşembe

Büyük Tur İzleme Rehberi

Yol bisikleti yarışları ikiye ayrılır: Tek günlük yarışlar ve turlar. Birden fazla yarıştan (veya daha yaygın deyişle etap) oluşan yol bisikleti şampiyonasına tur denir. Turlar da kendi aralarında ikiye ayrılır. Küçük turlar ve büyük turlar. Küçük turların süresi 3 ile 8 gün arasında değişirken, büyük turlar 3 hafta sürer. Dünya çapında topu topu 3 tane büyük tur vardır: Fransa, İtalya (Giro) ve İspanya (Vuelta)

Bu yazıda büyük turları, veyahut dünya çapında bilinen adıyla Grand Tour'ları izleme tüyoları vereceğiz. Anlattığımız şeylerin çoğu küçük turlara da uygulanabilir elbette.

Tek günlük yarışta biricik hedef yarışı kazanmaktır. Turların en önemli farkı ise birden çok hedef olmasıdır. Yine de en kutsal hedef genel klasmanı (genelde GC=General Classification diye kısaltılır) kazanmaktır. Basitçe tüm etapları toplam en kısa zamanda tamamlayan turu kazanmış olur. Bir turun en prestijli ödülü budur.
2016 Fransa turu galibi Chris Froome

İkinci prestijli hedef tek tek etapları kazanmaktır. Zaten bir tura katılan takımlar genel klasmanı kazanmak isteyenler ve etap kazanmak isteyenler diye ikiye ayrılır. Birden fazla etabı kazanabilmiş takım genel klasmanı kazanmış takım kadar sevinir. Bir etapçık kazanmış çoğu takım kendini amaca ulaşmış hisseder. Hiç etap kazanmadan turu bitiren takımlar ise üzülürler.

Bunlardan daha az önemli hedefler ise puan mayoları ve takım genel klasmanını kazanmaktır. Ayrıca 25 yaş altı bisikletçiler için de ayrı bir genel klasman ve dolayısıyla mayo mevcuttur.

Aşağıda tüm bu hedefleri anlatacağız. Takımların ve bisikletçilerin herhangi bir anda neyi ne için yaptığını anlamak için hedeflerini bilmek önemlidir.

Takım Kompozisyonları

Bir takımın turdaki hedeflerini anlamak için kadrosundaki bisikletçileri incelemek gerekir. 9 kişiden oluşan takımlarda 1 veya 2 lider olur, gerisi domestiktir. Domestiklerden bazıları kendilerine uyan etapları kazanmak üzere serbest bırakılabilirler.
2016 Vuelta şampiyonu kırmızı mayolu Quintana takımı Movistar tarafından korunmakta
Genel klasmancı takımda turu kazanması umulan bir kaptan bulunur. Bu adam genelde "allrounder" diye anılır. İyi yokuş tırmanır ve zamana karşısı da iyidir. Takımın geri kalanı rouleur adı verilen düzlükçüler ile yokuşçulardan oluşur. Klasik sezonunun yıldızları büyük turlarda genelde rouleur olarak görev alırlar. Yokuşçulardan biri kaptana son ana kadar eşlik edebilecek yeterlilikteyse süper domestik olarak anılır. Zaten kaptanların çoğu da kaptan olmadan önce başkalarına süper domestiklik yapmışlardır.

Sprinter takımlarda bir sprinter ve genelde leadout adı verilen sprinterimsi eleman bulunur. Leadout son metrelere kadar sprinteri taşır ve son 200-300 metrede aradan çekilir. Zor iştir, ama Mark Renshaw gibileri en az liderleri kadar ünlü olabilirler. Bu takımlarda sprinter dışında rouler de çok olur.



Sprinter Cavendish kazandığı için, leadout Renshaw kazandırdığı için sevinirlerken

Onun dışında her takıma serpiştirilmiş sprinter, kaçış uzmanı, puncheur'ler de mevcuttur. Bunlardan sprinter olanları sprint treninden yoksun olsalar da etap sonlarında başka takım ve sprinterlerin peşine sülük gibi takılarak etap çalmaya çalışabilirler. Kaçışçılar da takımdan izin aldıklarında, veya takımın kutsal hedefleri yoksa kendilerini iyi hissettikleri her etapta kaçmak için ellerinden geleni yaparlar.

Dünyada 18 tane World Tour takımı adı verilen "birinci lig" takımı vardır. Bu takımlar büyük turlara tam kadro katılırlar. Ayrıca her tur 3-4 tane daha takıma "wild card" vererek katılmalarını sağlar. Genelde turun yapıldığı ülkenin takımları kayırılır ve bu normal karşılanır. Küçük takımlar genel klasmanda veya sprintte iddialı olamadıklarından tek umutları kaçmak veya punch ile etap almaktır. O tarz takımlar genelde her kaçışa katılmaya çalışırlar.

Parkur

Bir büyük turu izlemek de önemli bir efor gerektirir. 21 etap ve 2 dinlenme gününe yayılmış bir programda hangi günler işten/okuldan erken kaçılacak, toplantılar hangi günlere ertelenecek, geç çıkılacak günler gibi şeylerin iyi planlanması gerekir.

İşte bu yüzden ilk olarak tüm etapların profillerine bakılır. Genelde turların ilk etapları düzdür. Eğer zaman kısıtı varsa bu etapların son 20 km'sinin izlenmesi tercih edilebilir, çünkü o sıralarda kaçakların yakalanması için hız iyice arttırılır, yakalandıktan sonra sprint trenleri organize edilir ve en sonunda sprint olur. Etabın geneli durağan gibi gözükse de, son kısmı oldukça heyecanlıdır.

Düz etapların bazı bölümlerinde çapraz rüzgar ihtimali vardır. Çapraz rüzgar pelotonun bölünme tehlikesini beraberinde getirir. Eğer bölünme olursa ve genel klasman favorilerinden biri arkadaki grupta kalırsa seyreyleyin eğlenceyi. Liderleri ön grupta kalan GC takımları rakiplerini elimine etmek için vargüçleriyle bastırırlar. Bazı genel klasmancılar turu bu bölünmelerde kaybedebilir, ya da çok dezavantajlı duruma düşebilirler.
Düz etap profili

Düz etapların tipik gelişimi şudur: Bir ümitsiz kaçak grubuna izin verilir. Yarışın ilk yarısında genel klasman mayosuna sahip takım pelotonu çeker. Yarısından sonra bu sefer sprint takımları kaçan grubu yakalamak için pelotonu çekmeye başlarlar. Kaçan grubu erken yakalamak sonrasında daha taze kaçışlara yolaçabileceğinden tercih edilmez. O yüzden sonlara doğru yakalamak gerekir. Son 20-10 km arası sprint trenleri oluşturulur ve yarış sprint ile biter.

Eğer bir etabın sonunda kısa ama dik bir yokuş varsa o etap puncheur'ler içindir. Bu adamların özelliği bu kısa yokuşta aniden atak yaparak kaçmaları ve etabı kazanabilmeleridir. Puncheur bulunduran takımlar bu son yokuş öncesi kaçakları yakalamaya çalışırlar. Bu tarz etapların sonu düzlükle bittiğinden sprint takımları da bu etapları isterler ve o son yokuşta puncheurlerin kaçmasına engel olmaya çalışırlar. Bazen şakacı genel klasmancılar o son yokuşta birinci olmak için değil, ama diğer rakiplerine fark atmak için atak yapıp 3-5 saniye çalmaya çalışabilirler.

Zamana karşı etaplarında (ITT=Individual Time Trial) parkura tek tek çıkılır. Aksiyon olarak en sıkıcı etaplar bunlardır, ama özellikle yarışın sonlarına doğruysa genel klasmanı dramatik etkileceğinden heyecanlı olabilir. Tabii çıkış sırası genel klasmana göre sondan başa doğru olduğundan zaman kısıtı olduğunda bu etapların da sadece sonu izlenebilir.

Bazı turların ilk etapları prologue adı verilen 10 km civarındaki çok kısa zamana karşılardır. Bu etaplar sayıdan sayılmaz, sonrasındaki etaba 1. etap denir. Bu kafanızı karıştırmasın.


Takım zamana karşı (TTT) etaplarında takımlar tüm elemanlarıyla ama tek tek parkura çıkarlar ve aralarında maksimum yardımlaşarak etabı bitirmeye çalışırlar. 5. geçen bisikletçinin zamanı takımın zamanı kabul edilir. Bir takımda 5 veya daha fazla adamın olmasını garanti etmek için turların ilk günlerinde bu etap kotarılır.

Eğer bir parkur çok inişli çıkışlıysa kaçaklar için idealdir. İnişli çıkışlı etaplarda pelotonun organize olup kovalamaca yapması daha zordur. Hele de o etaptan sonra önemli bir dağ etabı veya zamana karşı varsa genel klasman takımları o etabı aktif dinlenme ile geçirirler.

Son olarak, en değerli ödül olan genel klasmanı etkileyen etaplar uzun ve dik yokuşlu etaplardır. Genel klasmancılar bu etapları hedeflerler. Sprint takımları bu etapları aktif dinlenmeyle geçirirken genel klasman takımları yokuş veya yokuşlarda mümkün olduğu kadar kaptanlarını desteklemeye, eğer güçleri yapıyorsa tempo yaparak rakip takımların domestiklerini elemeye çalışırlar. Genelde son kısımda favoriler grubu denen bir grup kalır ve o grubun duellosu genel klasmanın galibini belirler.

Burada dikkat edilmesi gereken şudur. Ardarda dağlık etaplar varsa genelde bitirici vuruş bu etapların en sonuncusunda yapılır.
Yokuşla biten etap profili

Mayolar

Tur süresince belli konularda lider olan yarışçılar çeşitli renkte mayolar giyerler. Bu mayolardan en önemlisi genel klasman mayosudur. Fransa turunda sarı, İtalya turunda pembe, İspanya turunda da kırmızı mayo giyilir.

Genel klasman mayosu giymek çok prestijli birşeydir. Her takım ve bisikletçi bunu büyük onur sayar. Gelgelelim bu mayoyu giyen bisikletçinin takımı varsayılan durumlarda pelotonu çekmek zorundadır. Bu da o takımın elemanlarının yorulmasına yolaçarak ekstra yük getirebilir.

Büyük turlarda genel klasmanda ilk 3'de girmek tur sonunda podyum getireceğinden önemlidir. Ayrıca ilk 10'a girmek de önemlidir. İlk 10'daki pozisyonu kaybetmemek için hiç umulmadık bir takımın pelotonu çekmeye başladığını görmek ender rastlanan bir durum değildir.

İkinci prestijli mayo puan mayosudur. Her etabın sonunda Formula 1 gibi bitiş sırasına göre puanlar verilir. Genelde bu mayoyu en iyi ve istikrarlı sprinter giyer.

Ancak etapların ortasındaki bazı düz yerlerde de puan kapıları bulunabilir. Bazı acar bisikletçiler kaçışa katılıp bu puanları toplayabilirler. Ayrıca güçlü bazı bisikletçiler (tipik olarak Peter Sagan) sprint etabı olmayan etaplarda bile önlerde yer alarak puan mayosunu kapabilirler.


Fransa'da tırmanışçıların giydiği "puantiyeli mayo"

Üçüncü prestijli mayo dağların kralı mayosudur. Her önemli yokuşun zirvesinde puan kapıları olur ve bu kapılardan önde geçen bisikletçiler bu puanları toplarlar. Bunun en iyi yolu dağlık etaplarda kaçak grupta yer almaktır.Genel klasmancılar da amaçları o olmasa bile kazanmanın yolu dağlardan geçtiğinden hatırı sayılır puanlar toplarlar, ayrıca bu kategoriyi bizzat kazanmaları da ender görülmez.

Son olarak 25 yaş ve altı sporcular için beyaz mayo klasmanı vardır. Bu aynı genel klasman gibidir. Bu klasmanı kazanana adam olacak gözüyle bakılır. Tek sıkıntı, bazı genç sporcuların domestiklik görevleri onları yıprattığından bu klasmanda hakettikleri yerleri bulamamalarıdır.