21 Ağustos 2017 Pazartesi

Vuelta 2017 Favoriler veyahut Tek Favori Froome

Kenya Nairobi doğumlu, Güney Afrika yetişmeli, ammavelakin Britanya pasaportlu Christopher Clive Foome son 5 senede 4 defa Fransa bisiklet turunu kazanarak yol bisikleti tarihine geçmeyi garantiledi (Armstrong tarzı feci bir doping skandalı çıkmaz ise; ama o bile bir nevi tarihe geçme sayılabilir)

Chris Froome
Ancak kariyerinde bir boşluk var. 3 büyük turdan üçüncüsü olan İspanya bisiklet turu, yani La Vuelta'yı henüz kazanamadı. Halbuki tarih sahnesine çıkması 2011 Vuelta'daki beklenmedik ikinciliğine rastlar. Ama sonrasında Fransa turlarında Wiggins'e süper domestiklik ve akabinde liderlik derken Vuelta'ya hep yorgun katılır ve 2011'deki ikinciliğine 2014 ve 2016'yı da ekler.

Bu sene artık politika yapmadan Vuelta'yı kazanmak niyetini herkese iletti. Oldukça iyi ve taze domestiklerle bu tura katılacak. Sprinterlere pek az etap ve çok acı vaadeden bu turda etapların kontrolünün paylaşımı "tricky" olacağından iyi takım mühim olacak. Biri 40km, diğeri de takım zamana karşı olmak üzere 2 zamana karşı etabının olması da pastanın üzerine çilek olacak.

Froome'u yenebilecek rakiplerden Quintana bu sezon hem Giro hem de Fransa turu yaparak kendini tüketti. BMC'den eski süper domestiği Richie Porte le Tour'da geçirdiği sakatlıktan yeni kurtuldu, o yüzden Vuelta'da yok. Bu iki yarışçının olmaması ve Froome'un tur öncesi kendisini pek zorlamayıp yavaş yavaş forma girmesi kendisini büyük favori yapıyor.

Froome'a tek rakip olabilecek kişi, 3 büyük turu da kazanmış ender bisikletçilerden Vincenzo Nibali. Bahrain-Merida sporcusunun en büyük avantajı Tur'a katılmamış olması iken, en büyük dezavantajı da Giro'da takımının çok iyi gözükmemesi ve aynı takımın iki kişi farkla İspanya'ya geliyor olması.

Vincenzo Nibali
En ilginç takım ise Orica-Scott. Potansiyel olarak 3 tane lideri var: Geçen sene Vuelta'da 3. olan sempatik Esteban Chaves ve 2xYates kardeşler. Sarper Günsal kanunlarına göre bir takımda birden fazla lider varsa o takım başarılı olamaz. Veyahut 2008 Fransa turunda CSC takımının Carlos Sastre ve 2xSchleck ile şaşırtmaca yaparak Cadel Evans'ı tepelemesi gibi bir senaryo da mümkün olabilir.
Esteban Chaves

Tarihe geçmeyi garantileyen bisikletçilerden biri de Alberto Contador. Birçok başarısının yanında bir nevi ev sahibi olduğu Vuelta'yı da 2008, 2012 ve 2014 senelerinde kazanıvermişti. Bu tur onun kariyerindeki son turu olacak ve Vuelta organizatörleri kendisini onore etmek için 1 numarayı ona verdiler.

Ancak Contador artık yaşlandı ve kendisini favoriler arasında göstermek adetten olduğundan burada yazıyoruz. Kariyerindeki en epik galibiyetleri burada aldı ve iddialı olsa acayip zevkli olur, ama gerçekçi olursak etap kazanabilse kendisine yeter gibi gözüküyor.


Alberto Contador
Astana'dan Fabio Aru 2015 Vueltasını kazandı ve en yakın şampiyon olarak favoriler arasında göstermemiz gerekiyor. Astana ile arası limoni ama Vuelta'da liderliğe seçilince gelecek sezon ile ilgili plan yapmaya ara verdi. Turu 5. bitirdi ve doğal olarak taze değil. Zamana karşılardaki kötülüğünü de ekleyince Froome'u geçebilmesi için bir sebep göremiyorum.

2016 Giro'yu büyük şanssızlık sonucu Nibali'ye kaptıran Steven Kruijswick (LottoNL-Jumbo), tura katılmadığı için taze olsa da, pek de formda gözükmüyor ve takım liderliğini George Bennett ile paylaşmayı kabul etti.

Romain Bardet Fransa turunda hem kendisi hem de takımı iyi gözüktü ve 3. bitirdi. Ama bu sefer hem yorgun hem de takımı (AG2R-La Mondiale) aynı takım değil. Üstüne zamana karşılarda feci kötü olması şansını neredeyse bitiriyor. Vuelta bazen Chris Horner gibi sürprizler çıkarabilir; belki de takım arkadaşı Dominico Pozzovivo tazeliğini avantaj olarak kullanıp bişeyler yapabilir.

Diğer favori adayları olarak Bora-Hansgrohe'den Rafal Majka, Katusha'dan Ilnur Zakarin, BMC'den Rohan Dennis ve UAE Team Emirates'den Rui Costa sayılabilir.

Belli bir sprinter takımı görebildiğim kadarıyla yok. Ama genel klasman favorisi olmayan takımların etap kovalayacak adamlarını sıralayalım: Trek-Segafredo'dan Jon Degenkolb Contador'u korumaktan zaman bulabildiğinde (ki bence bulacaktır) sprint kovalayabilir. Onun dışında

Dimension Data'dan Igor Anton,
Fransa turunu fetheden Sunweb'den Warren Barguil,
Movistar'dan Daniel Moreno,
Quick-Step'den Matteo Trentin, Bob Jungels,
BMC'den Tejay Van Garderen, Nicolas Roche,
Lotto-Soudal'dan Thomas De Gendt,
UAE Team Emirates'den Rui Costa, Sacha Modolo, Jan Polanc

etap alması muhtemel isimler arasında yer alacaklardır. Elbette bu listeye yukarıda favori olarak ansam da umutlarını ümitsiz bulduğum bisikletçileri de eklemek lazım.

18 Ağustos 2017 Cuma

La Vuelta 2017 Parkur Rehberi

72. İspanya Bisiklet Turu “La Vuelta a Espana” bu sene 19 Ağustos ile 10 Eylül arasında koşuluyor. Yarış üç hafta boyunca ülkenin hem güney hem de kuzeyinde dolaştıktan sonra başkent Madrid’de bitecek. Yılın son büyük turu olması nedeniyle, sezon boyu hüsran olanların ve yeni yıldız adaylarının yarıştığı Vuelta, son yıllarda olduğu gibi, bizlere yine dağlık bir profil sunuyor.

La Vuelta, kafamda diğer iki Büyük Tur’dan farklı bir algı yaratır. Ne Tour de France’ın prestij ve zenginliğine, ne de Giro d’Italia’nın stil ve karizmasına sahip olmasına karşın -hatta belki tam da bu nedenlerle- daha içten, daha yakın ve biraz da kırılgan görürüm. Fransa Turu’nu ağzım açık hayranlıkla, İtalya Turu’nu ise gülümseyerek ve keyifle seyrederim. Fakat, Eylül ayı gelip de peloton Endülüs’ün yanan topraklarından geçerken veya güzel yıllarını geride bırakmış sahil kasabalarında sprint atarken Vuelta’ya hafif bir hüzün ve şefkat hisleriyle bakarım. Fransa Turu’na katılamamış bisikletçilerin yada katılmış lakin başarılı olamamışların, düşüp sakatlananların, Giro’da hüsran olmuşların gelip şerefini kurtarmaya çalıştığı, başaltı starların yeni kontrat, etap zaferi veya kaçış grubu için paralandıkları bu yarışın kendine özgü bir havası ve rekabeti var. Geçen sene, Quintana, Froome ve Contador’un mücadelesi son yılların en güzel Büyük Tur’unu bize sunmuştu örneğin. Bu sene de böyle olur mu bilmem ama parkur bize neler söylüyor dinleyip tercüme etmeye çalışayım.


Artık hep biliyoruz ki Vuelta, 2014’den beri A.S.O.’nun malı. Yani Fransa Turu ile kardeş oldu (üvey kardeş tanımı daha uygun olur herhalde). A.S.O. açısından bu satınalmanın elbette bir sürü “biznıs” nedeni vardır ama operasyonun üstünden üç yıl geçtikten sonra sonuçlarına baktığımda gördüklerim şunlar: Öncelikle, TdF altyapısı hemen yarışa monte edildi. TV grafikleri, mayoların şekilleri, taklar, vs. bir örnek olmaya başladı (renkler farklı elbette). Sonra La Vuelta (hadi yeni değişen logodaki kısaltmayı kullanayım “LV”) Fransa Turu’na sümme haşa tehdit teşkil etmeyecek bir yarış konumuna alındı. Pazarlanması, duyurulması falan daha sakin ve alt düzey tutuluyor. Zaten TdF’ı gölgede bırakması mümkün değil ama yine de LV parıltısının Le Tour üstüne düşmemesine dikkat ediliyor. Parkur olarak da biraz “ihtisas” turuna dönüşüyor gibi. Yokuş ve zirve finişi sayılarındaki artış devam ediyor. LV her zaman yokuşlu bir turdu ama çok uzun ve sıkıcı geçiş etapları da olurdu. A.S.O. bu noktada, kendi ekspertizini kullanarak yarışı daha küçük yollardan geçirmeye, etap profillerini daha hareketli, cilveli tasarlamaya başladı. Bir de, 71 yıllık tarihinde sadece iki kez yurtdışında başlamış olan Vuelta (Portekiz ve Hollanda) bu sene Fransa’dan başlıyor. Sahibi malı ayağına getiriyor yani. Biraz önce benzetmede baba ve üvey çocuğu kullanmıştım, şimdi mal ve sahibi oldu, kusura bakmayın lütfen, yazı gecikti biraz hızlı gidiyorum.

Evet Fransa dedik. Nimes kenti güney Fransa’da, İspanyol etkisi hissedilen çok eski ve kadim bir şehir. Zaten bu yüzden seçildi sanırım çünkü İspanya Turu’nu gidip Paris’ten başlatmak tuhaf olurdu. Nimes iki bin yıl önce Roma İmparatorluğu’nun önemli yerleşim yerlerinden biriydi. Şehirde hala o dönemden kalma yapıları görmek mümkün. Hem boğa güreşi hem de konserlere ev sahipliği yapan bir anfitiyatro (haliyle “arena” deniyor) ve dünyanın en iyi korunmuş Roma tapınaklarından “Kare Ev” en ilgi çeken yapılardan. zaten 13.8 km’lik takım zamana karşı da (TTT) Kare Ev’den başlayacak, Arena’dan geçip başlangıç noktasının yakınınında bitecek. Şehir içinde ve oldukça teknik bir parkur söz konusu. İlk günden kimse düşüp perişan olmak istemez. Çok risk almak kuvvetli olmaktan daha önemli olacak gibi.

Yarış İspanya’ya geçmek için batıya gitmek zorunda olduğundan, ikinci gün Nimes-Gruissan Grand Narbonne.Aude sprint etabı koşulacak. Bu nasıl coğrafi isim derseniz olayın muhtemel gelişimi şöyle olmuştur: Sahil kasabası Gruissan’ın bütçesi finiş kenti olmaya yetmeyince, bağlı olduğu kent Narbonne ve onun da bağlı olduğu vilayet Aude’a el açmış, onlar da karşılıksız yardım etmemiş ve isimlerini de etaba yazdırmışlardır. Hep söylediğim gibi maalesef “Allah parasızlığın canını almadı ki!!”

Üçüncü etap da Fransız topraklarında başlıyor ama ispanyol etkisi artık gözümüze sokulmuş durumda. Start kasabasının ismi Prades Conflent Canigo (yine bütçeye koltuk çıkma durumu var sanırım). Starttan 50 km sonra İspanyol topraklarına girilecek ama finiş yine memleket dışında Andorra La Vella’da olacak. 158,5 km’lik etap haliyle yokuşlu olacak. Daha ilk kilometreden tırmanmaya başlayacak sporcular yarış boyunca iki tane Kat.1 ve bir de Kat.2 yokuş çıkacaklar. Son yokuş zirvesinden finişe kadarki 8 km’lik inişi düşününce Alto de la Comella’nın son kısmında klasman favorilerinin birbirlerine atak yapma olasılığını dikkate almak gerekiyor. TTT’de oluşan Genel Klasman bugün gerçek görünümünü almaya başlayabilir.

3.Etap

La Vuelta’da bu sene 6 düz etap (birinin finali yokuşlu), 1 TTT, 1 ITT (42 km), 8 orta dağ ve 5 de dağ etabı var. Toplam 50 kategorize tırmanış bulunuyor. Katedilecek mesafe transferler hariç 3.297 km. Yarışın ortasında koca ülkeyi güneyden kuzeye geçmenin gerekeceği bir transfer bulunuyor. Neyse, biz işimize bakalım. 4. Etap da sprint ile geçilikten sonra ilk zirve finişi 5. Etap’ta. Valensiya civarındaki Benicassim - Alcossebre arası koşulacak 173,4 km’de dört adet orta boy yokuş geçildikten sonra finalde 4 km’lik Ermita Santa Lucia duvarı var. “Atak atak atak!!” diyeceğim ama zafer kaçış grubuna gider gibi duruyor. Bir sonraki etapta da Valensiya bölgesinde gezinmeye devam edeceğiz. Sık yokuşlu bir parkur ama Kat.2 son yokuştan finişe kadarki 28 km ortalığı toplar ve galibiyet sprint finişle belli olur diye tahmin ediyorum. Elbette saf sprinterler toplamda beş tane kategorize yokuşu çıkmayı başarabilirlerse.
5.Etap

7. Etap LV’nın en uzun etabı (205 km) ve Cuenca kentinin kendini tanıtma çabasının bir ürünü olarak tasarlanmış. Haritaya bakınca Don Kişot’un memleketi Castilla-La Mancha’nın derinliklerine neden girdiğimizin başka bir açıklaması yok çünkü. Etap sonrasında peloton ciddi bir transferle tekrar Akdeniz kıyılarına dönecek. Yazık. Cuenca, resimlerden gördüğüm kadarıyla, nefis bir eski şehir. Derin bir uçurumun kenarına kurulmuş ve UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Çok güzel görüntüler bizi bekliyor. Etap “rouleur” ve “baroudeur”lere uygun (şu terimlerin Türkçesini bulalım artık).

8. Etap’ta eski bir dosta, Xorret de Cati’de finişe gidiyoruz. Hiç bir neden olmamasına rağmen, bu yokuşla aramda özel bir bağ var. Okunuşunu seviyorum, kısa ama sert oluşunu (4 km-%11), genelde etap ortasında yer alışından dolayı pek göze çarpmamasını… Neyse bu yokuşu seviyorum işte. Finiş 2 km’lik inişin sonunda (son yokuştan sonra iniş trendi her yere sıçradı). Dinlenme gününden önceki son etap dümdüz ama sonunda 4km’lik bir yokuş var. Orihuela-Cumbre del sol arasındaki mesafe  176.3km. Yalnız etabın resmi adını yazmak zorundayım, çünkü adam kompozisyon yazmış:

“Orihuela. Ciudad del Poeta Miguel Hernández - Cumbre del Sol. El
Poble Nou de Benitatxell”

8.Etap

Dinlenme gününü Alicante’de geçirdikten sonra Endülüs topraklarına doğru hareketleneceğiz. Ortasında Kat.1 yokuş olan düz bir geçiş etabı kaçış grubuna veya yokuşta kopacak bir grubun finiş savaşına sahne olabilir. Sprinterlerin işi zor. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda ise sert bir etap seyredeceğiz. 11. Etap 188 km ve Lorca’dan Calar Alto Gözlemevi’ne gidiyor. Gözlemevi diyince dağ ve irtifa anlamamız gerekiyor tabii ki. Yarışın son elli kilometresinde iki tane Kat.1 yokuş var, zirve finişi de 2,160mt’de. Gerçek bir genel klasman kapışması göreceğiz.
11.Etap

Bu sert etaptan sonra orta dağlık sınıftaki 12. Etap kaçış gruplarına uygun gözüküyor. Motril-Antequera arasında 161 km ve iki adet kategorize yokuş var ama finiş düz. 13. Etap oldukça uzun (197km) ama sonunda sprint finişi var. Giro ve Fransa Turu’nda istediğini elde edemeyen sprinterler agresif olacaklardır. Gelebilirse Fernando Gaviria’nın ve diğer genç sprinterlerin mücadelesini görmek iyi olacak. Acaba Cavendish de olur mu? Tadından yenmez valla. 2 Eylül Cumartesi günü güzel bir dağ etabı var. Ecija dan Sierra Nevada Dağları’na giden 185.5 km’lik parkur gittikçe  sertleşen dört yokuş kapısı içeriyor. Sonuncusu ESP kategorideki Sierra de la Pandera. Hemen ertesi  gün de yeni moda olan kısa sert dağ etabımız var. Sporcular 127 km’lik bu yarışta meşhur Sierra Nevada yokuşlarını çıkacaklar. Önce Kat.1 Hazallanas yokuşu eda edilecek, sonra da 33 km’de meşhur Monachil zirvesi. En sona da ESP etiketli Alto Hoya dela Mora zirvesi kalıyor. Son varılan irtifa 2.500mt. Chris Froome Bey (katılırsa) formda mı değil mi bu iki günde cevabını alacağız. Dikkatli okurların gözünden kaçmamıştır; Vuleta notasyonunda, Fransa Turu’ndaki “HC” tırmanışlar “ESP”, yani “especial” olarak tanımlanıyor. “Espesyal” derken her iki “s” sesinde de dil dişlerin arasına sokularak “pepe” tabir edilen usulde ses çıkacak. Önemli!

14.Etap (Ctesi)

15.Etap (Pazar)

Böylece ikinci haftayı bitiren La Vuelta kafilesi kuzeye, Logrono’ya uçup ikinci dinlenme gününü geçirecek. Ardından gelsin Cantabria, Bask ve Asturias yokuşları diyeceğim ama önce zamana karşı. Navarra yarış pistinden başlayan 42 km’lik parkur Rioja şaraplarının üretildiği bölgede bağların ve şaraphanelerin etrafından geçiyor. Giro’dan esinlenilmediğini söylemek zor gibi (bu sene Giro’nun son etabının Monza pistinde başladığını da hatırlayınız). Çok ciddi bir yokuş yok, TT uzmanlarının kırbacı vurması bekleniyor. Rohan Dennis herhalde bunu alır artık.

ITT sonrası toplam 3.000mt irtifa alınacak 180 km’lik Villadiego - Los Machucos etabı yer alıyor. Gelsin Cantabria yokuşları!! Son otuz kilometrede yer alan iki Kat.1 yokuş nefesleri keserken bir gün önce ITT’de sınıfın arkasında saklanan saf yokuşçuların atak yapma ihtimali yüksek. 18. Etap Suances - Santo Toribio de Liebana arasında bir orta dağ parkuru içeriyor. son 68 km’de dört tane yokuş var. Eğer genel klasman savaşı çok kızışmamışsa veya çoktan soğuduysa kaçış grubunun şansı yüksek.

17.Etap

19. Etap Caso’dan Gijon’a 153 km’lik bir yarış olacak. Finişten 17 km önce zirvesinden geçilecek San Martin yokuşu kısa ama çok sert bir bölüm. Üçüncü haftanın sonu gelirken yapılacak bir hata, zamanında alınmayan bir jel çok şeye mal olabilir. Artık telafisi olmayan son iki güne geldik çünkü. Madrid’den önceki son gün yine kısa ve çok sert bir etap var. Toplam mesafe119.2 km ve üç kategorize yokuştan sonra da La Vuelta 20172nin son yokuşu olarak Alto de Angliru çıkılacak. Bisiklet dünyası Angliru’yu ilk kez 1999’da görmüş ve hemen Avrupa’nın en zor ve mitik tırmanışları arasına sokmuştu. Arabaların çıkarken debriyaj yaktığı, motorların düştüğü ve bazı bisikletçilerin de yürüyerek çıktığı bu yokuş son 6 km’sinde %13’in altına hiç düşmeyen ortalama eğimi ile öldürücü bir rampa. 9. ve 10. km arası ortalamanın %17 olduğunu ve zaman zaman %24’e varan sertliğiyle ağır, yakıcı, tüketici bir canavar. Angliru’yu elbette biliyorsunuzdur ama yeni duyduysanız bu alev ve acı saçan ejderhayı kaçırmayın. Umarım genel klasman Angliru’nun son metrelerinde belli olur.

20.Etap

Son gün Madrid kenti üç haftadır mücadele eden bisikletçileri selamlamak üzere sokaklara dökülecek. Arroyomolinos’dan yola çıkıp şehre vardıktan sonra, hazırlanan sokak parkurunda 11 tur atılarcak ve sonuçta sprintle LV sona erecek. Halkın şampiyonları görmesi, alkışlaması ve gösterdikleri cesaret için teşekkür etmelerini sağlayan bu yarı gösteri etabı başka bir sporda pek bulunmaz. Dİğer sporlar daha çok yarıştan önce sporcuları alkışlar, bittikten sonra sadece şampiyon alkışlanır. Ama bisiklet bu yüzden de farklı bir spor işte. Üç bin küsur kilometre pedal çeviren her sporcu, birinci de sonuncu da olsa alkışlanmayı, takdir edilmeyi hal ediyor demektir ve Büyük turlar bu küçük hediyeyi yarışçılara sunabilmek için özel bir etap düzenliyorlar.

Sonra herkes evine dönecek, biz de Mayıs ayında Giro d’Italia’da buluşana kadar büyük turlara veda edip daha küçük yarışlarla mutlu olmaya çalışacağız. O nedenle bu sempatik ve hüzünlü yarışın keyfini çıkarmaya bakın. İyi seyirler…

17 Ağustos 2017 Perşembe

Kalemimle Veremediğimi Çenemle Vereceğim

İspanya Bisiklet Turu (Vuelta) hasbihâli, Berkem Ceylan ile Otuzdokuz Elliüç podcast'i

Dinleyiniz


Akif Burak Atlar tarafından sunulan Açık Radyo-Sarhoş Atlar Zamanı programı geleneksel Fransa Turu 2017 edisyonu

Dinleyiniz



Fransa Bisiklet turu sonrası Berkem Ceylan ile Otuzdokuz Elliüç podcast'i

Dinleyiniz




17 Temmuz 2017 Pazartesi

Fransa Turu 2017 - Son Hafta Panoraması

Son yılların en heyecanlı Fransa bisiklet turunda son haftaya girerken genel durumu yazayım istedim. Bu yazıda önce genel klasmana, sonra da puan klasmanı ile puantiyeli mayo klasmanlarına değinip en son takımların durumuna bakacağız.

Genel Klasman

4 tane bisikletçi son haftaya girerken 30 saniyenin içinde farklarla sıralanıyor.

1. Froome-Sky
2. Aru-Astana +18
3. Bardet-AG2R +23
4. Uran-Cannondale +29

Bu 4 kişiden Froome ile Bardet takımlarının gücü ile ayrılıyorlar. Sky'ı biliyoruz da, AG2R (sunucularımızın "Ajedözer" dedikleri takım) son etapta favoriler grubunda 5 kişi ile yer alarak adeta gövde gösterisi yaptı. Hoş, mekanik sorun sebebiyle 45 saniye geride kalmış Froome'a yine yakalandılar ama olsun.
AG2R yola yayılmış vaziyette

Kalan 6 etaptan 3 tanesi genel klasmanı etkileyebilecek etaplar. Çarşamba günkü 17. etap 2 HC yokuştan oluşsa da, son 28 kilometresi iniş. Sonraki Perşembe etabı ise HC yokuş ile bitiyor.

Ve elbette Cumartesi günkü 22 kilometrelik zamana karşı etabı var. Bu turdaki ilk ITT'de 14 km içinde zaman farkları şöyle olmuştu:

Froome +12
Bardet +51
Aru +52
Uran +1:03

Dauphine'deki 23.5 kmlik zamana karşıda ise bunlardan üçü yarışmıştı:

Froome +37
Aru +1:18
Bardet +1:53

Yani, Froome'u yenmek için diğerleri dağlarda fark atmak zorunda.
Rigoberto Uran uzun bir aradan sonra zuhur etti

Olağan şüpheliler Contador ile Quintana sırasıyla 5:37 ve 6:16 fark yemiş durumdalar ve en önemlisi hiç de formda gözükmüyorlar. Bence 17. etapta fark yiyip 18. etabı kazanmayı hedeflemek onlar için en mantıklısı olur.

25 yaş ve altının gençlerin mücadele ettiği beyaz mayo klasmanında ise iki kişi var:

1. Simon Yates - Orica-Scott
2. Louis Meintjes - UAE Team Emirates +3:07

Orica-Scott'ın da, UAE'nin de başka bir kutsal amacı olmadığından ikisi arasında kıran kırana mücadele devam edecektir. Ayrıca iki bisikletçi genel klasmanda da 7. ve 8. durumdalar.

Yeşil Mayo

Bu klasmanda da iki kişiye kaldık.

Kittel-QuickStep 373
Matthews-Sunweb 294

Marcel Kittel tam 5 etabı kazandı ve iş bire bir sprinte kalınca rakipsiz gözüktü. Bu klasmanı yıllardır kazanan Peter Sagan malum diskalifiye edildi ama edilmeseydi de hala ünvanını koruyabileceğinden emin değilim. Matthews de zaten Sagan'ın yokluğunu dolduruyor gibi; kaçışlara katılabiliyor ve böyle bir kaçıştan etap kazandı.
Michael Matthews

Peki bundan sonra ne olur? Kittel büyük ihtimalle kazanır. Üstelik kalan 6 etaptan 2 tanesi (16. ve 21. etaplar) düz ve sonunda 50 puan var. Matthews'in bu klasmanı kazanması için bu etaplardan birinde Kittel patlamalı. Zamana karşıyı saymazsak 3 dağlarla dolu etapta da kaçışlara katılıp ara sprint kapılarını kazanmalı. İşi zor, ama son etaba yakın girilirse o sıkıcı Paris etabı bir hayli eğlenceli olabilir.

Dağların Kralı

Bu kategori maalesef bitmiş gibi. Sunweb'den Warren Barguil 116 puanla lider. Bu hafta maksimum 116 puan toplanabilir ve diğer rakipleri 38, 36, 33, 28 gibi puanlarla sıralanıyorlar. Maksimum puanı toplamak zaten imkansıza yakın da, üstüne 18. etaptaki HC kategori finişini favoriler pek kimseye yedirmeyeceklerinden pratik olarak 96 puan var denebilir. Ayrıca Barguil de yerinde durmayacak, illa bir kaçışa katılıp biraz daha puan toplayarak galibiyeti garantileyecektir.
Warren Barguil puantiyeli mayosuyla etap kazanırken


Takımlar

Her etapta takımların ilk 3 sıradaki bisikletçilerinin toplam zamanı hesaplanarak oluşturulan takımlar klasmanı genelde pek izlenmez. Ama bu sene Sky ile AG2R kıran kırana kapışıyorlar bu klasmanda. Sky 9 dakika farkla önde, diğer 1 saat civarı geriden geliyor. Bunu da takip etmek lazım.

Onun dışında her takım genel klasmanda ilk 10'a girmek, mayoları veya etapları kazanmak için tura gelir. Bu noktada her takımı bu açılardan inceleyelim.

Sky: Genel klasmanda Froome ile birinci, Landa ile 6. sıradalar. Takım klasmanında birinciler. Ayrıca ilk ITT etabını Geraint Thomas ile kazandılar.
Sky treni bu sezon beyaz

Sunweb: Warren Barguil ve Michael Matthews ile toplam 2 etap kazandılar. Barguil dağların kralı klasmanında rakipsiz. Matthews ise yeşil mayo için hala iddasını sürdürüyor. İki ayrı mayoyu tek takımın kazanması ilginç olabilir. Ayrıca Barguil genel klasmanda 13. sırada, 10. sıra ile arasın 2:30 var.

Quick-Step Floors: Marcel Kittel ile 5 etap kazandılar. Buna 2 etap daha ekleyebilirler. Yeşil mayoyu Kittel büyük ihtimalle kazanacak. Ayrıca Dan Martin genel klasmanda 5. durumda ve Froome'un sadece 1:12 gerisinde.

AG2R La Mondiale: Romain Bardet 3. sırada ve takım olarak gayet güçlü gözüküyorlar. Takım klasmanında 2. sıradalar. Ayrıca yine Bardet ile 1 etap kazandılar.

Astana: Fabio Aru genel klasmanda 2. sırada. Son etaplarda liderlerini yalnız bıraktıkları söylenebilir. Ayrıca Aru ile 1 etap da kazandılar.

Cannondale-Drapac: Rigoberto Uran ile genel klasmanda 4. sıradalar ve yine Uran ile 1 etap kazandılar.

Trek-Segafredo: Contador ile genel klasmanda 9. sıradalar. Bauke Mollema ile 1 etap kazandılar.

Direct Energie: Lilian Calmejane ile 1 etap kazandılar.

FDJ: Arnaud Demare ile 1 etap kazandılar.

Bora Hansgrohe: Peter Sagan ile 1 etap kazandılar.

Orica-Scott: Simon Yates ile beyaz mayo klasmanında lider ve genel klasmanda 7.ler.

UAE Team Emirates: Louis Meintjes ile beyaz mayo klasmanında ikinci ve genel klasmanda 8.ler.

BMC: Richie Porte'yi kaybettikten sonra etap kazanmaya yöneldiler ama henüz kazanamadılar. Damiano Caruso genel klasmanda 10. durumda.

Movistar: Nairo Quintana genel klasmanda 11. durumda. Belki bir dağlık etabı kazanabilirler.

LottoNL-Jumbo: George Bennett genel klasmanda 12. durumda.

Katusha-Alpecin: Henüz bişey alamadılar. Kristoff ile sprint, Tony Martin ile ITT kazanabilirler.

Lotto-Soudal: Greipel henüz sprintte bişey yapamadı. De Gendt de etap kazanamadı.

Cofidis: Nacer Bouhanni herkesi döverse belki sprint etabı kazanabilir.

Dimension Data: Cavendish sakatlanarak yarış dışı kaldı.

Bahrain Merida: .

Wanty - Groupe Gobert: .
Fortuneo-Oscaro:
.



6 Temmuz 2017 Perşembe

Fransa Turu 2017 - 5.Etap Ardından Manzara-i Umumiye

Bu sene çok sevgili Fransa bisiklet turumuz için öngörme yazısı yazamadık. Öncelikle bunun için özür dileriz. Ama genel klasman açısından ilk önemli etap olan 5. etap ardından, hele de önümüzdeki 2 etap düz iken fırsat bu fırsat diyerek birşeyler karalayabilirim sanırım.

Şu ana kadar belki en önemli haberler mühim sporcuların yarışı bırakması oldu. Zamana karşı etabında Movistar'ın ruhani lideri Alejandro Valverde feci bir kaza yaparak hem turu hem de sezonu noktalamak zorunda kaldı. Kısa sezonu içerisinde 2 önemli klasik yarışı, 4 etap yarışı genel klasmanı, 5 de etap kazanarak sezonun şimdiden en kazanan bisikletçisi olmayı garantilediği söylenebilir.


Zamana karşıda Bahrain-Merida'nın kaptanı Ion Izagirre de yarış dışı kalırken, uzun ve dümdüz 4.etabın %99'unda sıkıntıdan patlarken son metrelerde Peter Sagan'ın dirsek çıkararak Mark Cavendish'i düşürmesi sonucu ikisi de yarış dışı kaldı: Eski bir gazete klişesiyle Cavendish mezara, Sagan hapse (Sagan diskalifiye edildi; Sagan'a verilen cezayı haklı bularak tüm dünyayı karşıma alıyorum).


Genel Klasman

Genel klasmanı temel olarak iki faktör belirler: Yokuşlar ve zamana karşılar. İlk 5 etapta her ikisinden de birer kere deneyleme imkanı bulduk.

Bu sene turda zamana karşı etapları ilk ve sondan birinci (ki Paris etabının sembolik olduğunu düşünürsek, aslında son) günlere konulmuş. Mesafe olarak kısalar, ama turun sonuna az zaman farkıyla girilirse son Cumartesi kan çıkar.

İlk zamana karşıda Sky'dan Chris Froome en yakın rakibi BMC'den Richie Porte'a 14 km'de 35 saniye fark atarak iyi gözüktü.  Yani zamana karşıyı Froome'a yazabiliriz.

İlk yokuş olan 5.etabı sakatlığı sebebiyle Giro'ya katılamayan Fabio Aru (Astana) kazandı. Üstüne "Froome'a atak yapmaktan korkmuyorum" dedi.

Son yokuşta Sky takımı alışılageldiği üzere tam kadro oradaydı. Froome daha önce zamana karşıda elde ettiği avantajı da kullanarak kontrollü şekilde etabı üçüncü bitirdi ve sarı mayoyu üzerine geçirdi.

Richie Porte'un takımı BMC sarı mayo Sky'dan Geraint Thomas'da olmasına rağmen nedense tüm etap pelotonu çekti, ama son yokuşta Porte'u yalnız bıraktı. Çoğu kişi tarafından tur öncesi favori gösterilen Porte etkisiz bir atak denedi ve etabı Froome'un arkasında aynı zamanda bitirdi. BMC'nin, Cadel Evans'ın kazandığı yıl da dahil olmak üzere her seferinde kritik anlarda kaptanını yalnız bırakabilmeyi nasıl başardığını anlamakta zorlanıyorum.

Benim genel klasman favorilerim sırasıyla Froome, Porte ve Aru. Ama Froome takım farkıyla diğer ikisinden daha fazla öne çıkıyor. Genel klasman durumuna bakalım:

1. Froome - Sky
3. Aru - Astana +14
4. Dan Martin - QuickStep Floors +25
5. Porte - BMC +39
6. Yates - Orica-Scott +43
7. Bardet - AG2R +47
8. Contador - Trek-Segafredo +52
9. Quintana - Movistar +54
10. Majka - Bora-Hansgrohe +1:01
11. Uran - Cannondale +1:01
13. Meintjes - UAE +1:24


Puan Klasmanı

Puan klasmanına 5 sezondur el koymuş olan Peter Sagan diskalifiye olunca yeşil mayo çekişmesi ayrı bir heyecan kazandı.

1. Demare - FDJ 127 *
2. Kittel - QuickStep Floors 87 *
3. Matthews - Sunweb 73
4. Greipel - Lotto Soudal 63
5. Kristoff - Katusha-Alpecin 48
8. Colbrelli - Bahrain Merida 40
13. Bouhanni - Cofidis 28

Pür sprint olarak şimdilik Kittel iyi gözükürken, Sagan-Cav çarpışmalı etabı ise Demare kazandı.


Kalan 16 etaptan tam 8 tanesi sprint ile bitebilme potansiyeline sahip, o yüzden bu klasmanın heyecan ihtimali henüz çok açık. Ayrıca 5 etapta da ara sprint kapısı henüz "autobus" oluşmadan ulaşılabilecek yerlerde.

27 Mayıs 2017 Cumartesi

Giro100 Son Etap Öncesi Klasman Tahmini

2017 İtalya bisiklet turunda son etaba geldik. Son etap 30 kilometrelik zamana karşı. Daha önce de 39 kilometrelik zamana karşı yapılmıştı. Oradaki sonuçları Excel'de şu anki klasmanla birleştirdim.

Farklar var: Önceki zamana karşı 39 km idi. Ayrıca herkesin 3 haftanın yorgunluğuna vereceği tepki farklı olacak.

Eğer Dumoulin olmasaydı şampiyonluk açısından benzersiz bir heyecan olacaktı. Çünkü ikinci ile beşinci hem şu anki klasman olarak, hem de ITT performansları açısından birbirine çok yakın.

Beyaz mayoda Jungels Yates'i geçecek gibi duruyor.

İlk 10'a girmek de önemli. Formolo 10.sıradaki yerini koruyacak gibi gözükse de, Polanc daha iyi zamana karşıcı, belki de nefis bir performansla rakibini geçebilir.

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Giro100 2.Hafta Raporu

2. hafta genel klasmanı etkileyecek sadece 2 etap vardı. Bunlardan ilki Salı günkü bireysel zamana karşı idi. Bu etabı Tom Dumoulin kazandı, lider Quintana ise fark yedi. Hadi bu anlaşılabilirdi; ancak Cumartesi günkü yokuşlu etabı da gitti yine Dumoulin kazandı. Genel klasmanda gerçekçi şansı olanları yazalım:

1. Dumoulin - Team Sunweb
2. Quintana - Movistar +2:41
3. Pinot - FDJ +3:21
4. Nibali - Bahrein Merida +3:40

Üçüncü hafta Salı-Ctesi arası dağlık etaplardan oluşuyor. Pazar günkü etap ise zamana karşı. Normalde ardarda dağlık etaplarda herkes birbirini kollar, anca son etapta kozlar paylaşılır derdim. Ancak Dumoulin hem zamana karşı hem de dağlık etaplarda iyi gözükünce diğerleri yarı taktik yarı da telaşla muhakkak her etapta birşey deneyerek hem Tom Dumoulin'i hem de takımı Team Sunweb'i yıpratmak isteyeceklerdir. Her etap zevkli olacak.

QuickStep-Floors'dan Fernando Gaviria tam 4 etap kazanarak bu turun sprint kralı olduğunu gösterdi. Puan klasmanında çok önde, ve zaten olası rakipleri Andre Greipel ve Caleb Ewan da bıraktığı için fazla yapılacak bişey kalmadı. Sprint etabı da kalmadığı için Gaviria kalan etapları zaman limiti içinde bitirecek ve Milano'da kürsüye çıkacak gibi gözüküyor.

Dağların kralı klasmanında ise şu anda çok öne çıkmış biri yok. Son hafta o kadar zirve puanı var ki, bu klasmanı yeni başlamış kabul edebiliriz.

1 Postlberger, Bora-Hansgrohe
2 Greipel, Lotto Soudal
3 Gaviria, Quick Step Floors
4 Polanc, UAE Team Emirates
5 Gaviria, Quick Step Floors(2)
6 Dillier, BMC
7 Ewan, Orica-Scott
8 Izagirre, Movistar
9 Quintana, Movistar(2)
10 Dumoulin, Team Sunweb
11 Fraile, Dimension Data
12 Gaviria, Quick Step Floors(3)
13 Gaviria, Quick Step Floors(4)
14 Dumoulin, Team Sunweb(2)
15 Jungels, Quick Step Floors(5)

Quick Step Floors takımı tam 5 etap kazandı. Puan mayosu hemen hemen garanti gibi, Jungels ile beyaz mayoda birinci durumdalar. Onun dışında 2'şer etapla Team Sunweb ile Movistar peşlerinden geliyor. Bence 25 yaş altı gençler klasmanı olan beyaz mayo da bayağı heyecanlı vaziyette:

1 Jungels , Quick Step Floors
2 Yates, Orica-Scott +2:25
3 Formolo, Cannondale-Drapac +2:51
4 Polanc, UAE Team Emirates +3:53

Bu klasmanın takımlarının hiçbirinin genel klasman için iddialı adamı yok; yani gençlerine konsantre olabilirler. Ayrıca Jungels de Dumoulin ile paralel benzerlik göstererek zamana karşı adamı; yani dağlık etaplarda rakipleri baskı altına almak isteyecektir. Bu da güzel olacak.

Her etabı en kalabalıkla bitiren "düz adam" klasmanında sanal adamımız 2 saat 1 dakika 55 saniye ile 114. durumda.

Stage 1: 1-70        5:13:35
Stage 2: 1-100        6:05:18
Stage 3: 146-193     3:31:55 +5:22    (14:50:48 +5:22)  128
Stage 4: 116-143    5:18:50    +22:52     (20:09:38 +27:42) 139
Stage 5: 1-110        3:40:11         (23:49:49 +27:42) 137
Stage 6: 156-188        5:11:44 +13:43    (29:01:33 +40:46) 155
Stage 7: 7-44           5:35:20 +00:02  (34:36:53 +40:46) 151
Stage 8: 115-159     4:35:25 +10:26  (39:12:18 +51:00) 151
Stage 9: 121-164       4:11:28 +26:37  (43:23:46 +1:17:37) 154
Stage 10: 95 (ITT)    0:58:39 +6:34   (44:20:57 +1:23:41) 151
Stage 11: 119-172    4:29:12 +25:58  (48:50:09 +1:28:02) 113
Stage 12: 19-82        5:19:01 +00:06    (54:09:10 +1:28:02) 110
Stage 13: 1-92        3:47:45     (57:56:55 +1:28:02) 106
Stage 14: 135-171      3:17:12 +14:38  (61:14:07 +1:42:50) 115
Stage 15: 112-168    4:35:56 +19:05  (65:50:03 +2:01:55) 114


Etabı tek başına bitirenlere vereceğimiz "değerli yalnızlık" ödülünde ise 3 bisikletçi 15 etaptan 4'ünü tek başına bitirmiş vaziyette:

Ten Dam, Team Sunweb 4, (33) +33:05
Devenyns, Quick Step Floors 4, (88) +1:40:15
Marcato, UAE Team Emirates 4, (116) +2:03:38

Son hafta heyecanlı olacak.



14 Mayıs 2017 Pazar

Giro100 1.Hafta Raporu

İtalya bisiklet turu Giro'nun 100. "edisyonunun" ilk haftası tamamlandı. 9 etap sonunda en mutlu takım Movistar. İki etap kazandılar, genel klasmanda Nairo Quintana ile liderler ve şu ana kadar en belirleyici etap olan 9.etapta takım halinde olaya hakimdiler.

Her ne kadar 200 bisikletçi yarışsa da, bunlardan çok azının görevi genel klasmanda yer edinmektir. Diğerlerinin öyle bir amacı yoktur. Tabii resmi olarak herkesin toplam zamanı tutulur ama biz burada sadece amacı o olanların durumunu gösteriyoruz:

Genel Klasman
1.Quintana, Movistar
2.Pinot +28 FDJ
3.Dumoulin +30 Team Sunweb
4.Mollema  +51 Trek-Segafredo
5.Nibali  +1:10 Bahrain Merida
6.Pozzovivo +1:28 AG2R La Mondiale
7.Zakarin +2:28 Katusha-Alpecin
8.Formolo +2:45 Cannondale-Drapac
9.Amador +2:53 Movistar
10.Kruijswijk +3:06 LottoNL-Jumbo
13.Van Garderen +3:56 BMC
16.Yates +4:49 Orica-Scott
17.Thomas +5:14 Sky


9.etaptaki vahim motorsiklet kazasında Sky takımının neredeyse tamamı yerdeydi, Geraint Thomas'ın yanısıra aynı kazada düşen Adam Yates'in de geride kalma sebebi o.
Quintana atağını yapıyor, Tibot ve Nibali cevap veremiyor

Nairo Quintana 9.etabı kazandı, ancak çok büyük fark atamadı, ve bu turda 2 tane de zamana karşı var. O açıdan yarışın halen açık olduğu söylenebilir.

Etaplar
1 Postlberger, Bora-Hansgrohe
2 Greipel, Lotto Soudal
3 Gaviria, Quick Step Floors
4 Polanc, UAE Team Emirates
5 Gaviria, Quick Step Floors(2)
6 Dillier, BMC
7 Ewan, Orica-Scott
8 Izagirre, Movistar
9 Quintana, Movistar(2)

İkinci en mutlu takım da Quick Step Floors, çünkü hem 2 etap kazandılar hem de tam 6 etap pembe mayoya, 5 etap da puan mayosuna sahip oldular. Kolombiyalı Sprinter Fernando Gaviria da 2 etap kazanarak en fazla etap kazanan yarışçı şu anda. Quintana'nın zaferini de ekleyince Kolombiya sprint ve dik yokuş gibi iki uç noktada 3 etap kazanmış oldu.
Fernando Gaviria

Bu tur için kendimce iki şey ölçüyorum. İlki "düz adam" klasmanı. Bu sanal adam her etabı en kalabalık grupla bitiriyor. Bu adam şu anda liderin +1:17:37 gerisinde 154. sırada.

Düz Adam
Stage 1: 1-70
Stage 2: 1-100
Stage 3: 146-193 +5:22    128
Stage 4: 116-143 +22:52 (+27:42) 139
Stage 5: 1-110 (+27:42) 137
Stage 6: 156-188 +13:43 (+40:46) 155
Stage 7: 7-44 +00:02  (+40:46) 151
Stage 8: 115-159 +10:26  (+51:00) 151
Stage 9: 121-164 +26:37 (+1:17:37) 154

Diğeri ise "Değerli Yalnızlık" klasmanı. Bunda da etabı tek başına bitirenlerin sayısını tutuyorum.

Değerli Yalnızlık
Matteo Busato 3 Wilier Triestina-Selle Italia (sprinter)
Marco Marcato 3 UAE Team Emirates (puncheur)
Matteo Pelucchi 3 Bora-Hansgrohe (sprinter, lead out)

Üç sporcunun da İtalyan olması enteresan. Üçünün de ismi M ile başlıyor ve iki tanesi Matteo. 2 ve 1 kere bitiren aşırı fazla sayıda sporcu olduğundan onları yazmadım.
Matteo Busato

5 Mayıs 2017 Cuma

Giro100


(Yazının aslı Cyclist Mayıs sayısında yayınlanmıştır) 

İtalya Bisiklet Turu “Giro d’Italia” diğer Büyük Turlar’dan farklı olarak, duygulara daha çok hitap ediyor. Giro’da çıkılan sert bir yokuşu izleyen seyircinin aklından ve gönlünden geçenler Fransa Turu ve İspanya Turu’nda hissettiklerinden değişiktir. En azından bana öyle gelir. Alpe d’Huez çıkılırken içimde bir heyecan ve coşku duyarım; Angliru’da perişan olan bisikletçileri seyrederken onlara acırım ve üzülürüm. Ama Giro’da yokuş çıkılırken içimde huzurlu bir mutluluk hissi belirir, sonra bu duygu sevince dönüşür, dudaklarım belli belirsiz bir gülümsemeyle uzar. Bunu daha çok yarışı yalnız seyrederken duyumsuyorum; sanırım duygularım tek başımayken yüzeye daha kolay çıkıyor.


Bu duygularımda yalnız da değilim, birçok kişiden Giro’ya karşı farklı duygular beslediklerini veya daha çok sevdiklerini duydum (ör. Aydan Çelik bunda ilkbaharın etken olduğunu söyler ve çok haklıdır). Çeşitli yazarlar da Giro için çok daha romantik yazılar kaleme almışlardır. Fransa Turu’nun ihtişamı olmasa da, güneşin açısı, bitki örtüsü, yükseklerdeki karın şaşkınlığı, Dolomitler’in güzelliği ve İtalyanlar’ın köpüren karakterini sonuna kadar kullanan Giro, akıldan çok gönüle seslenen bir yarıştır. Giro’ya böyle bakınca mayıs ayının gelişi daha bir güzel oluyor. İşte Giro d’Italia karşımızda.

Giro 2009’da 100. yılını kutlamış, 2011’de İtalyan Birliği’nin 150. yıldönümü ekmeğini yemişti. Bu sene de yarışın 100. kez koşulması şerefine özel bir takım pazarlama faaliyetleri yapıldı (adımız bir seneliğine “Giro100”). Para harcamak isteyenleri online alışveriş sitesine yönlendirdikten sonra izninizle yarışın parkuruna, havasına ve suyuna, ayrıca katılacak favorilere kısaca değinmek istiyorum.


Parkur Üstüne

Giro100 tasarlanırken Mauro Vegni kurmaylarına “Memleketin her yerinden geçelim çocuklar” demiş olmalı ki, parkur ülkenin iki büyük adasında dolaşıp çizmenin burnuna zıplıyor, sonra yukarıya doğru çıkarak dağları dolaşıyor ve Milano’da bitiyor. 5 Mayıs Cuma (cuma!!) Sardinya Adası’nda sprint etabıyla başlayacak olan yarış üç gün adada kalıp güneye Sicilya’ya geçecek. İkinci gün koşulacak OLBIA-TORTOLI etabı (221km), oldukça yokuşlu, hemen hemen hiç düzlüğü yok. GK sevdalılarının dikkatli olmasını gerektiren bir profil. Sardinya’daki son etap da sprintle bitecek. İki adanın arasındaki mesafe oldukça büyük olduğu için kafile feribotlarla Sicilya’ya geçerken yarışa bir gün ara verilecek. 

Sicilya’da 2 etap koşulacak ama CEFALU-ETNA (181km) arasındaki parkur çok ciddi bir dağ etabı. Son zamanlarda yine harekete geçen volkan izin verirse pembe mayonun peşinde koşanlar için kritik önemde bir etap olacak. Daha 4. Etap’tan böyle zorlu bir yokuş etabı demek favorilerin yarışa tam formda gelmek zorunda olmaları demek. Yarışın ilk haftasını form tutmak için kullanma fırsatı bu sefer yok. Bu nedenle Giro öncesi hazırlıkların takvimi  9 Mayıs’ta maksimum performansa ulaşmak üstüne kurulmalı. Tabii bu seviyeyi yaklaşık üç hafta korumak da lazım. 5. Etap üç Büyük Turu kazanan yeryüzündeki altı kişiden biri olan Vincenzo Nibali’nin doğduğu kent Messina’da bitecek. Nibali bu sene de yarışın en kuvvetli adaylarından biri ama yarış sprintle bitecek. Ancak peloton finişten ilk geçiş sırasında Nibali’nin göstermelik bir atak yapmasına izin verebilir (Messina içinde bir tur atılıyor).

4.Etap Profili

Olay Messina’ya gelmişken Nibali’nin lakabıyla ilgili spekülasyonları da bitirmek isterim. Ta gençliğinden beri kendisine “Lo Squalo dello Stretto” veya “Lo Squalo di Messina” deniyor, yani tam Türkçe meali Boğaz veya Messina Köpekbalığı (Messina Boğazı’na ithafen). Ama dilimize çevirince “köpekbalığı” kelimesi bir lakap için hem uzun kalıyor hem de insanda hoş durmayan “köpek” kelimesini barındırıyor, Nibali’ye ayıp oluyor. Necip Türk bisiklet camiasına Nibali’nin takma adının “Camgöz” olmasını teklif ediyorum. Artık “Boğaz Camgözü” mü dersiniz, “Messina Camgözü” mü bilemem, sonuçta sınırlı sorumlu da olsa bir özgürlük ülkesinde yaşıyoruz. “Boğaz”dan ilhamla “Boğaz Lüferi” de çok güzel durur aslında, hırçın ve çok avcı bir balıktır lüfer. Özgürlükleri genişletiyoruz, verdiğim opsiyonlardan birini seçerek siz de hürriyetinizi kullanınız.

Messina Boğazı’ndan hemen karşısı Reggio Calabria’dan başlayacak 6. Etabın son kısmı sürprizlere açık. Son 40 km’ye kadar ciddi bir problem içermeyen etap bu noktadan sonra sürekli çıkıp inecek. Son 2 km %5.7’lik bir yokuş. Etap ya kaçış grubuna yada onlar yakalandıktan sonra oluşacak başka bir gruba göz kırpıyor. 7. Etapta sprint takımları kontrolü kaybetmek istemeseler de parkurun son bölümü oldukça cilveli, sıkıntı yaratabilir. Sekizinci etabın (MOLFETTA-PESCHICI) son 1500mt’si %12’ye varan eğimler içeriyor. D.Ulissi, L.L.Sanchez hatta Rui Costa tarzı puncheur-sprinterlere göz kırpan bir final.

9. Etap ikinci ciddi tırmanışa sahne olacak. MONTENERO DI BISACCIA-BLOCKHAUS arasında 149 km’lik yarışın son 26 km’si ciddi bir yokuş ama son 13 km’deki Blockhaus asıl zorluk olacak. Blockhaus bizim hafızamıza eski Giro yarış direktörü Angelo Zomegnan’ın 2009’da tasarladığı 85 km’lik kıs ve vurucu etapla kazınmıştı. Gerçekten de Büyük Turlar’daki kısa ve sert yokuşlu etapların ortaya çıkışını Blockhaus’a borçluyuz. Hapsburg Hanedanı’nın bölgedeki varlığını yansıtan bir ismi olan Blockhaus on kilometre boyunca stabil şekilde %9’luk bir eğimi tutturup son kısımda %14’lere çıkıyor. Çok önemli bir etap olacak.

9.Etap Profili
Bu sene Giro100’ün genel klasman denklemini çözmesi zor hale getiren şey toplam 69 km’lik iki ITT etabı. Bunlardan ilki 10. Etaptaki 38.9 km’lik inişli çıkışlı parkur. İnişlerin teknik olduğu yazılıyor. Sporcuların parkurdaki iki yokuş için bisiklet değiştirip değiştirmeyecekleri de merak konusu. Bob Jungels ve Rohan Dennis gibi yokuş da çıkabilen tempocuların  GK favorileri arasında adlarının geçmesinin asıl nedeni, bu etap ve son günkü MONZA-MILANO arasındaki 28.3 km’lik düz ITT. Gerçek zamana karşıcıların aslen yokuşçu Quintana ve Nibali gibi favorilere kilometrede 2-3 saniye fark atmaları beklenmelidir. 69 km’de bu yaklaşık üç dakika demek. Indurain usulü “Dağlarda kayıpları minimize et, TT’de kamçıyı vur” formülünü uygulamak mümkün olur mu bilmem ama yarışa farklı bir boyut katacağı kesin gibi (B. Jungels Giro 2016’da Nibali’nin 8:31 gerisinde altıncı olmuştu).

10. Etap Profili
Zamana karşının ertesi günü, 11. Etap’ta Apenin Dağları’nda dört ciddi yokuşun çıkılacağı 161 km’lik FLORANSA-BAGNO DI ROMAGNA etabı yer alıyor. Genel klasmanı tehdit etmeyen bir grup kaçarsa peloton yaklamakta çok ısrar etmeyebilir. Son yokuş zirvesinden finişe kadarki 26 km’nin hep iniş oluşu da toplu finiş olmayacağı tahminimi güçlendiriyor. Sonraki iki etap Po Nehri civarında sprinterler için düşünülmüş, önce 12. etap FORLI-REGGIO EMILIA ve Cuma günü de R.EMILIA-TORTONA. Tortona’nın bizi ilgilendiren yanı büyük şampiyon Fausto Coppi’nin 40 yaşında sıtmadan öldüğü kent oluşu, doğum yeri ve 14. Etabın başlayacağı Castellania’nın yanı başında. Zaten bu bölge “Campionissimo”nun antrenman yaptığı yollara ithafen “I Colli di Coppi” diye anılıyor, “Coppi Tepeleri”. 131 km’lik etap dümdüz başlıyor ve 11 km uzunluğundaki %7 eğimli Oropa’da son buluyor. Son bölüm oldukça sert geçmeye aday. Haftanın son etabı 199 km’lik VALDENGO-BERGAMO arasında. İlk yüzelli kilometresi düz ama sonra 2 ciddi tırmanış var. Finişe yaklaşırken de eski Bergamo’ya çıkıp (3.5 km %7) şehre inecekler. Toplu finiş olmayacağı kesin gibi.

16.Etap Profili
Son dinlenme gününden sonra Giro100’ün en zor bölümü, yani dağlar başlayacak. 23 Mayıs’ta 222 km’lik ve hakikaten çok ağır bir 16. etap var. Toplam dikey irtifanın 5.400mt’yi geçeceği üç müthiş yokuş:  Mortirolo, Stelvio ve Umbrail Geçidi. Bazı sprinterler çoktan eve dönmüş olurlar bile ama kalanlara Tanrı kolaylık versin, çok zor bir gün olacak. 17. Etap Aprica ve Passo Tonale yokuşlarını etabın başında çıkıp İtalya’nın en butik kayak merkezlerinden Canazei’de bitecek. Parkurun son 75 km’si sürekli tırmanılacak bir yalancı düzlük. Team Sky’ın bu bölümde müthiş bir tempo tutturup herkesi acılara gark edeceğini hayal ediyorum.

27 Mayıs Perşembe de hani “cep herkülü” tadında bir etap var. MOENA-ORTISEI sadece 137 km ama 4.000mt civarında irtifaya sahip ve şu zirveleri daha evvel duymuşsunuzdur: Passo Pordoi, Valparola, Passo Gardena (Grödnerjoch), Passo di Pinei ve Pontives (son ikisini duymamıştım itiraf edeyim). Üst üste çok zor üç gün var fakat birinde peloton işi yavaşlatma eylemi yapmazsa çok şaşırırım. Bu etap kaçış grubuna bırakılabilir.

20.Etap profili
Geldik son üç güne. Son günkü ITT’den bahsettik yukarıda zaten, kaldı iki dağ etabı. ilki 191 km’lik SAN CANDIDO-PIANCAVALLO’da son yokuşta ciddi bir GK mücadelesi olmasını beklerim. Çünkü  önceki yokuşlara rağmen genelde yokuş aşağı bir parkurdayız ama son 15 km’de 1.100 mt yükselen Piancavallo artık favorilerin (hala birden fazla kaldıysa) kozlarını paylaşacakları son şanslardan bir olacak. Yüzüncü kez eda edilecek Giro d’Italia’nın son iki yokuşu 20. Etap PORDENONE-ASIAGO arasındaki 190 km’de yer alan Monte Grappa ve ilk kez çıkılacak bol virajlı Foza yokuşları. Ama son zirveden sonra finişe 15 km daha var dolayısıyla rahatlamak için erken. Monte Grappa’yı 2014’de Nairo Quintana fethetmişti. Bakalım bu sefer de ona uğurlu gelecek mi?

Son etap Monza yarış pistinden başlayıp Milano’daki Duomo Katedrali’nin hemen yakınında  bitecek 29 km’lik bireysel zaman karşı yarışı olacak. Foza’da hala birinci belli olmamışsa bu son 35-40 dakikalık efor Pembe Mayo’nun bu yılki sahibini belirlemiş olacak.


Favoriler

Yarışın başlamasına iki hafta teslim edilen bu yazı favorilerin tam bir analizini yapmama izin vermiyor. Ama tüm İtalya yarışın Fabio Aru ve Vincenzo Nibali arasında geçmesini, Coppi-Bartali çekişmesinin tekrar yaşanmasını istediğini anlamak zor değil. Ne var ki iki hafta önce Sierra Nevada’da antrenmanda düşen ve dizini sakatlayan Aru’nun yarışa katılamayacağı açıklandı. Hoş Aru hafif antrenmanlara başladı ama yarışa kadar ne duruma geleceği belli değil. Astana patronu Vinokurov genç Sardinyalı’nın Fransa Turu’na gideceğinde ısrarcı. Aru’nun sakatlığı gerçekten büyük hayalkırıklığı. Nibali yeni takımıyla geçen seneki zaferini tekrarlamak istiyor. Ancak Bahrain-Merida’nın yokuş domestik gücü de beni biraz düşündürüyor. Nibali’nin Etna’da hiç zaman kaybetmemesi gerek. Geçen sene gibi Giro’ya yavaş başlarsa toparlandığında rakipleri çok uzaklarda olabilirler. Yine de kariyeri boyunca tüm Büyük Turlar’ı kazanmayı başaran Nibali’nin ünvanını korumak için Sardinya’da startta olması onu ilk üç favoriden biri yapmaya yeter.

Nibali doğa olaylarını kontrol eden melek olan Mikail'i işaret ederken
Bence en büyük ve doğal favori Giro’14 şampiyonu Nairo Quintana. Kolombiyalı, bu yıl,  2015’de Alberto Contador’un yaptığı gibi, hem İtalya hem de Fransa Turu’nu kazanmak istiyor. Oldukça zor bir hedef ama geçen sene hüsran olduğu Fransa Turu’ndan sonra Vuelta’yı kazanması takdire değer bir başarıydı (TdF’da 3. olmuştu). Bu sene hem Valencia hem de Tirreno-Adriatico turlarını kazandı. Eğer ITT’lerde çok zaman kaybetmezse, müthiş yokuş tırmanma yeteneği ile en olası şampiyon adayı Quintana gibi duruyor.

Quintana podyumda
Bir başka favori Team sky’ın lideri Geraint Thomas. Galli sporcu son iki yıldır genel klasmancı olmayı kafaya takmış gibi. Takım takip olimpiyat şampiyonundan daha önce bir Fransa Turu şampiyonu çıkmıştı (B.Wiggins), neden bir daha olmasın diye düşünüyor olmalı. Tirreno-Adriatico’da beşinci oldu ve son hazırlık yarışı Tour of the Alps’i de birinci bitirdi. Yine de Giro’nun çok zorlu yokuşlarında takımının ona çok yardım etmesi gerekecek. Açılan farkı ise Foligno ve Monza’daki zamana karşılarda kapatmaya çalışacak.

Geraint Thomas
G. Thomas’la aynı stratejiyi düşünen biri de BMC’den Rohan Dennis. T-A’yu Quintana’nın ardından ikinci bitirdi. Giro’daki en iyi rouleur kendisi lakin yokuşlarda Thomas kadar iyi değil. Üstelik takım liderliğini Tejay Van Garderen’le paylaşmak durumunda. Çift liderli bir takımın başarılı olduğunu çoktandır görmedik.

Tejay Van Garderen sarı mayolu Ron Dennis'i çekerken..
Fransızlar’ın baskısından sıkılıp kendini İtalya’ya atan Thibaut Pinot da favoriler arasında. Fransa Turu’nda halkın beklentisiyle boğulan ve performans gösteremeyen Pinot bu sene TdF’ı pas geçip şansını İtalya’da denemeye karar verdi. Son haftalarda oldukça formda gözüküyor ama sadece iki yokuş domestiğiyle nereye kadar gieceği belli değil. TT yeteneğini son yıllarda geliştirdiğini de göz önüne alırsak podyumda yer almayı hedeflediği düşünülebilir.

Thibaut Pinot
Geçen sene İtalya Turu’nu altıncı bitiren Quick-Step Floors sporcusu Bob Jungels’i de yazmak gerekiyor sanırım. Beyaz Mayo’nun bu sene de güçlü adaylarından biri. Eğer bu yıl da ilk 10’da bitirirse kariyerini tamamen “a la Indurain" bir genel klasmancıya çevirebilir. 69 km2lik zamana karşı onun en büyük avantajı olacak.

Bob Jungels
Bunlar dışında hemen her takımın bir lideri var. Geçen sene Giro’yu tam kazanacak derken düşüp dördüncü olan Lotto NL-Jumbo’dan Stefan Kruijswijk, Trek Segafredo’da ilk on sırayı kovalayacak Bauke Mollema, Orica-Scott’ta geçen seneki Fransa Turu dördüncüsü Adam Yates ilk akla gelenler. Ayrıca geçen seneki yarışta ölümden dönen Katushalı Ilnur Zakarin, Ag2R’in Giro gediklisi Domenico Pozzovivo, Beyaz Mayo klasmanında Jungels’i zorlamasını beklediğim Cannondale-Drapac sporcusu Davide Formolo da anılması gereken isimler.

Kruijswijk'in kara çakılarak Giro 2016'yı kaybettiği anlar
Eğer tüm bu isimler hala formda ve iddialı olarak yarışın son haftasına gelebilirlerse tarihin en güzel yarışlarından birini seyrederiz. Lakin her hal-ü şartta, Giro d’Italia bence bu yılın en görkemli büyük turu olacak. Umarım haklı çıkarım. İyi seyirler.