Tom Brady etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tom Brady etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2016 Cumartesi

NFL Konferans Finalleri




NFL KONFERANS FİNALLERİ





NFL’de sona yaklaşıyoruz. Wild Card hafta sonunu deplasman ekipleri domine etmişti ama Divisonal Playoff’lardaki dört maçı da ev sahibi takımlar kazandı. Böylece Konferans Finallerini oynayacak takımlar ortaya çıktı. AFC Şampiyonluğu için New England Patriots ve Denver Broncos, NFC’de ise Arizona Cardinals ve Carolina Panthers Super Bowl 50’ye çıkmak için mücadele edecekler. Bu dört takım, sezonu kendi konferanslarında da ilk 2 sırada bitirmişlerdi, dolayısıyla sürpriz yok demek doğru olur. 

Sezon başında yapılan tahminlerde çok da kaale alınmayan Panthers (15G 1Y), agresif savunması yanında, gitgide olgunlaşıp bir yıldıza dönüşen Cam Newton liderliğinde Seattle Seahawks’ı elemeyi başardı. Maça fırtına gibi giren Carolina, Russell Wilson ve arkadaşları neye uğradıklarını daha anlayamadan skoru 31-0’a getirdi. İkinci yarı Panthers frene basıp biraz da konsantrasyonunu yitirince Seattle arka arkaya 2 TD ile maça ortak olur hale geldi ama bu çabalar maçı kazanmaya yetmedi ve 31-24’lük skorla Panthers yarı finale çıktı. 

Cam Newton ve Ron "Riverboat" Rivera

NFC finalistini belirleyen diğer maç ise özellikle son bölümüyle nefes kesti. Arizona karşısında 20-13 gerideki Packers son hamlesini maçın bitimine 55 saniye kala yaptı. Kendi 4yd çizgisinde, 4th&20 için topun başına geçen Aaron Rodgers önce 60 yd’lık bir Hail Mary ile takımı için bir şans daha kazandı. Ve ardından, 4 saniye kala da ikinci Hail Mary ile TD yaparak maçı uzatmaya taşıdı. Rodgers ve her iki pası da tutan Jeff Janis’in bu mucizesi yazıyla anlatılacak gibi değil. Bakın seyredin ve siz de TV başındaki herkes gibi “Yok artık LeBron/Ali Sami!!” diyin. 


İlk pas   : 6:08
İkinci pas: 6:22 


Tuhaf bir kura atışı sonrası uzatmaya Arizona başladı. Carson Palmer, mutlak bir sack’den kurtulup bomboş bekleyen Larry Fitzgerald’ı topla buluşturdu. Usta receiver 60 yd sonra ancak durdurulabildi. Bir oyun sonra da yine Palmer’dan aldığı pasla TD yaparak Arizona’yı finale taşıdı. Takımın artık bayrak adamı olan Fitzgerald bu muhteşem iki hareketle Arizona’nın hala en değerli oyuncusu olduğunu gösterdi. 

Bruce Arians ve Carson Palmer

AFC yarı finalleri ise daha sakin geçti sayılır. Tom Brady ve Patriots skorun işaret ettiğinden daha kolay bir maçta KC Chiefs’i geçerken (27-20), Denver Broncos çok eksikle oynayan Pittsburgh Steelers’ı ite kaka da olsa yenmeyi başardı. Bu maçı seyredemedim o nedenle fazla bir şey yazamıyorum ama Antonio Brown, ve DeAngelo Williams gibi oyuncularından mahrum Steelers’ı -kendi evinde-  23-16 yenen beygirlerin hücum zayıflığı bir kez daha sırıttı. 

Bütün hafta boyu Manning-Brady eşleşmesi konuşuluyor ama onu sonraya bırakıp, bu sezon çok daha iyi görüntü veren NFC liginin finalistlerine bakalım önce. Hem Cardinals hem de Panthers bu sezonun en iyi iki takımıydı. Arizona, müthiş bir savunma gücünün yanına, nihayet sağlıklı bir sezon geçiren QB Carson Palmer’ı da koyunca, Bruce Arians’ın takımı sezonun en çok konuşulan işlerini gerçekleştirdi. Carolina da, sezon başı beklentilerinin çok üstüne çıktı yıl boyu. İlk 14 maçı kazanarak playoff’u evinde oynamaya hak kazanan takım, çok agresif bir savunma performansı gösterdi. Ayrıca Cam Newton’un, etrafında birinci sınıf bir WR olmamasına karşın (TE Greg Olsen’ı ayrı tutalım), sezonun ilerleyen bölümlerindeki pas isabeti, liderliği ve gerektiğinde bacaklarıyla da yard alıp sayı yapabilmesi bu maçta onları favori yapıyor. Bu kanıya varırken 36 yaşındaki Carson Palmer’ın sadece dördüncü kez playoff maçına çıkması da etken oldu. Palmer'ın Packers maçında 349 yd ve 3 TD pasına rağmen 25/41 pas isabeti ve iki top kaybı da bu düşüncemi pekiştirdi. 


Panthers savunması Seattle maçının ilk yarısındaki gibi vahşi bir istekle oynarsa Palmer’ın post-season tecrübesizliği sırıtmaya başlayabilir. İki QB de kendi döneminin en iyi kolej oyuncusuydu; Palmer 2002, Newton ise 2010’da Heisman Trophy’yi kazanmıştı. Bu ödülü kazanan iki QB tarihte ilk kez   konferans finalinde mücadele edecekler. 

İki takımın koçları da ilginç adamlar. Artık işe yaramıyor diye Steelers’dan kovulan Bruce Arians çölde yeni bir hayat bulurken, oyuncularının taptığı bir hocaya dönüştü. Arians takımını her zaman cüretkar ve agresif taktiklerle oynatan, risk almaktan çekinmeyen bir hoca. Panthers hocası Ron Rivera’nın lakabı da “Kumarbaz Ron” (nehirlerde çalışan kumar gemilerine atıfla “Riverboat Ron”). 2014 sezonundaki Panthers-Vikings maçında, iki kez 4th&1’da FG denemeyi reddeden Rivera, kumarı tutup maçı da kazanınca bu lakap takılmıştı. Oyunun kritik anlarında müthiş riskli seçimler yapıp çoğunda da başarı sağlıyor. İki yıl öncesine kadar taraftarın %80’inin kovulmasını istediği hoca bugün Super Bowl hesapları yapıyor. Skor tahminim:


Cardinals 24 - 31 Panthers

Brady vs Manning... Hangisi galip gelmiş anlamak zor


Patriots-Broncos maçının AFC finali olması dışında asıl konuşulan yanı, bu yüzyılın en iyi iki oyun kurucusunun -büyük olasılıkla- son kez kozlarını paylaşacak olması. Peyton Manning ve Tom Brady NFL’in son 15 yılına damgasını vurmuş iki büyük quarterback. Peyton’un kişisel istatistiklerde kırmadığı rekor yok, 3 kez SB finali oynadı ve bir kez kazandı. Beş kez NFL MVP seçildi. Rakip defansın her hareketini bilmek ve buna göre kendi oyun taktiğini değiştirmek konusunda bir uzman. Ama 39 yaşında. Son iki yıldır performansında gözle görülür bir düşüş var, geçirdiği boyun ameliyatları nedeniyle parmak uçlarını hissedemediği konuşuluyor. Bu sezon, ayak sakatlığı nedeniyle 7 maç oynamadı, döndüğünden beri Denver kaybetmiyor ama onun sayesinde değil daha çok savunmanın gücü ve koşu oyununa duacı. Uzun pas atamıyor ve sporu seven herkes kendini rezil etmeden bırakması için dua ediyor. Yine de Peyton hala oyunu en iyi okuyan oyuncu. Tom Brady bile onun “gelmiş geçmiş en iyi QB” olduğunu kabul ediyor. Kendisine “Yen, yenil ama sezon sonu şerefinle bırak artık Peyton!” diyoruz. 

NFL yazılarımı okuyanlar, Patriots taraftarı olduğumu bilir. Dolayısıyla kendi takımımdan bahsederken belki tarafsız olamam ama objektif kalmaya çalışacağım. Tom Brady’den başlayalım. Ne diyebilirim ki? Kendisi yeryüzüne düşmüş bir melek, sporcunun dibi, üstün insan! Oğlum olsa onun için kurban ede….Hehe tamam tamam, formayı çıkarıyorum! :-)  Brady, finallerdeki diğer 3 QB gibi müthiş bir kolej kariyerinden sonra NFL Draft’inde ilk sırada seçilmedi. NFL’e 199. sırada zar zor girmiş, kimsenin fazla dikkate almadığı, kendi okulunda bile zaman zaman yedek kalmaktan kurtulamamış bir oyuncuydu. Ama hasbelkader eline geçen şansı inanılmaz kullandı. Onun başında olduğu takım dört senede üç kez Super Bowl kazandı. Peyton gibi maç filmi manyağı değil ama rekabet hırsı, takım oyunculuğu, fedakarlığı ve oyun sevgisiyle bu kadar yıldır NFL’in yıldızı. Geçen sene Deflategate yüzünden prestiji sarsılmış olsa da, bu olumsuzluğu motivasyona çevirip kariyerinin en iyi senelerinden birini yaşamayı başardı. Koç Bill Belichick’i New England dışında seven pek yok ama 15 senede 10 kez AFC Finali oynayan bir takımın patronu olunca –herkesin demeyelim ama- oyuncularının büyük saygısını topluyor. Son derece yetenekli bir savunma beyni. Her hafta rakibe göre farklı sistem ve kurgu planlayıp bunu oyuncularına uygulatabiliyor. Takım bu sezon ilk 10 maçını kazandı ama önemli oyuncuların sakatlanmasıyla son altı maçta dört kez yenildi. Ancak, playoff maçına kadarki 2 haftada Edelman ve Amendola iyileşip, Gronkowski de kendini bulunca Patriots Chiefs’i rahat geçip Denver’a rakip oldu.

Denver ise Peyton’un son yıllarından en efektif şekilde faydalanmayı bildi. 2013’te Super Bowl’a bile çıktı ama kupayı almayı başaramadı. Yine de son 4 yılın en kalburüstü takımlarından biri. Bu sene yeni koç Gary Kubiak hücumda farklı şeyler denedi. Koşu oyununa ağırlık verdi, Manning’in sevdiği “shotgun” hücum formatından uzaklaşıp center’ın altından (kıçından) atak başlatılan bir düzen kurdu. Zaten takımın canavar bir pass rush ve LB kadrosu var. Önce durdur sonra vur şeklinde, savunmayı öne çıkaran, koşu oyunlarıyla top hakimiyetini uzun süre elinde tutmayı amaçlayan, gerektiğinde de Peyton’un kısa-orta paslarıyla sonuca giden bir sistem uyguladı. Takım buraya kadar geldiğine göre de  başarılı oldu. 



Peki ne olur? İstatistiklere baktığımızda net bir favori çıkarmak zor: Brady-Manning maçlarında Tom’un 11-5 üstünlüğü var (son on maç 5-5) ama playoff maçlarında durum 2-2. Üstelik Denver’a karşı pek şansı da tutmuyor, Broncos karnesi 2G 6Y. Brady’nin deplasmanda Manning’i son yendiği tarih de 2007. Bu sene Denver’daki maçı da Broncos kazandı (ama QB olarak Brock Osweiler oynamıştı). Diğer yandan Manning’in soğuk havada etkinliğinin düştüğünü biliyoruz. Üstelik kolu iyice zayıfladı, Denver’ın ince havasına rağmen artık uzun ve sert pasları pek atamıyor. Adamımı kayırmıyorum ama QB pozisyonunda New England üstün. Broncos savunmada daha iyi, Patriots defansı koşu oyunlarını durdurmakta güçlük çekiyor. Pats köşe bekleri de geçen seneki düzeyin gerisindeler ama Peyton'un zayıflayan kolu bu eksikliği çok hissettirmeyecek. Pas hücumu ve sayı üretiminde ise Patriots’un üstünlüğü var; maç başına bir TD daha fazla skor yapıyor. Yedikleri sayılar ise birbirine yakın. 

Tanrım konuyu biliyorsun!!
Broncos koşu oyununu oturtursa şansı artar. Manning sezon boyu 9 TD 17 INT ile oynadı. Aktif QB'ler içinde sonuncu durumda. Bu performansı başka biri gösterse yedek kulübesini boylardı ama Peyton’un sakatlık nedeniyle yedeğe düştüğü açıklandı(!). Brady ise 38 yaşından beklenmeyecek kadar zinde ve formda. En iyi sezonlarından birini oynuyor, Edelman ve Gronk gibi iki kozu da oyunda olacak. Denver zaten zor sayı üreten bir ekip, bir de hücumda top kayıpları yaşarsa Patriots çok rahat kazanır. Manning’in atıp atmayacağı INT’ler ve her iki takımın olası fumble’ları skoru belirler diye düşünüyorum. Hem Denver hem New England süper birer kicker’a sahip, o tarafta durumlar eşit, özel takımlarda ise tarafların belirgin bir üstünlüğü yok gibi. 

Kalbim elbette Patriots zaferinden yana. Deflategate rezilliğinden sıyrılıp o AFC kupasını Roger Goodell’in ağzına yapıştırmak için dertlerimi zincir yaptım bekliyorum. Ama objektif muharrir yanım ağır basıyor. Denver’ın zayıf noktası QB pozisyonu. Peyton her halükarda tarihin en büyük quarterback’i olmayı garantiledi ama artık iyi değil. Kendisinden ricam kariyerini bu maçla bitirip beni ve Gisele’i sevindirsin. 


Patriots 28 - 20 Broncos… Amin!


5 Şubat 2015 Perşembe

Tom Brady'nin En Önemli Maçı




"I'm ready for the biggest game of my life. My mind is right. Our team is focused. Had a great week. We have a great gameplan. Watch out." 
("Hayatımın en büyük maçına hazırım. Kafam rahat. Takımımız odaklandı. Harika bir hafta geçirdik. Harika bir oyun planımız var. Seyret.") 

Tom Brady, SB49 öncesi, eski takım arkadaşı Rodney Harrison'a attığı mesaja bunu yazmış. Altıncı kez SB finaline çıkan birinin neden bu maçı bu kadar önemsediğini anlıyorsanız Brady'nin kim olduğunu çözmüşsünüz demektir. Anlamadıysanız bir önceki yazıma koyduğum resimaltını tekrar ederek devam edeyim: "Üç Super Bowl yüzüğüm, bankada 130 milyon dolarım ve Gisele gibi manitam var ama hala sadece top oynamak istiyorum. Benim adım Tom Brady". 
15 yıllık istikrar: Tom Brady, Robert Kraft ve Bill Belichick.
New England Patriots'un mucizevi bir şekilde kazandığı dördüncü Lombardi Kupası'ndan akılda kalan en önemli an çaylak bek Malcolm Butler'ın son saniyede topu kaparak Seattle TD'ını önlemesi ve Patriots'un şampiyon olması (Blog Komiseri Savaş Bey bu oyun hakkında ayrıca bir yazı yazıyor). Ama maçın o ana gelmesini sağlayan başka biri vardı. İlk yarıda, affedilmez bir INT atıp Patriots'un domine ettiği yarının 14-14 bitmesine neden olan Tom Brady. 3Q'da bir INT daha atınca, maçın son devresi başlarken ben dahil herkes Seahawks'ın işi bitirdiğini düşünmeye başlamıştı. 


Patriots CB Malcolm Butler tarihe geçen INT'i yapıyor
Ama işte büyük oyuncu, büyük karakter bu gibi anlarda ortaya çıkıyor. Patriots kaybetseydi, Brady yedi senede üç SB'da yenilen, kritik anlarda performans ortaya koyamayan, yaşlı bir QB olarak anılacaktı. Tüm kariyerini gölgeleyecek başarısız bir maçın sonunda, her tür olumsuz sıfat üstüne yapışmak üzereyken soğukkanlılığını korumak, paniğin aklını sarmasına izin vermemek, işine daha da yoğunlaşarak mükemmelleşmek ancak özel insanların -ve özel durumlarda- yapabileceği bir şey. Maalesef formülü yok. Ama o tipi hem spor hem de hayatta görmüşsünüzdür. Kriz anlarında, her şey kötü giderken, kakafoninin ortasında bir Bach ezgisi gibi belirir. Bağırıp çağırmaz. Sakindir. Az konuşur ama söyledikleriyle sükuneti size de geçer. Kişide onu takip etme isteği yaratır. Sonra döner kendi işini yapmaya başlar. Ona bakıp siz de kendi işinizi yaparsınız ve sorun hal yoluna girer. O işte liderdir. Tarifi yoktur. Yaz aylarında değil, fırtınada ortaya çıkar. Herkes işini yaparken gözükmez, işler bozulduğundaysa sahne ışıkları otomatik olarak ona döner. Bunun farkına bile varmaz. Yürümeye başlar ve eğer onun bastığı yerlere basarsanız bataklıktan çıkacağınızı bilirsiniz. Bilmezsiniz ama hissedersiniz.

Brady SB49'un son 15 dakikasında buydu. Pats 10 sayı gerideyken topu aldı, 13/15 pas isabeti, 124 yd ve 2 TD ile skoru bir anda 28-24'e getirdi. Elbette savunmanın Seahawks'a şans vermemesi, hücum taktiğinin mükemmel kurgulanmış olması da bu başarıda etken oldu. Ama Brady'nin takımda o inancı yaratması önemliydi. İlk Patriots TD'ını yapan Brandon LaFell, Brady'nin son çeyrek başlarken söylediklerini aktarıyor: "(...) Hey man, do your job*. When I throw you the ball, make a play for me. I’m going to give you the ball in space. I’m not going to throw you into no blow-up shots. Get the ball, get upfield, protect the ball, make every play so we can go ahead and win this game."
(İşini yap hocam. Sana topu attığımda, benim için bir oyun yap. Topu sana boş durumda vereceğim, Darbe alacağın şekilde atmayacağım pası. Topu al, ileri koş, topu koru, her oyunu bitir ki öne geçip bu maçı kazanalım) 


İşte beyler, durumlar böyleyken böyle...

Maçın ardından, Tom Brady'nin gelmiş geçmiş en büyük QB olup olmadığı tartışması başladı. Brady oyun kurucu pozisyonunda tüm SB rekorlarını kırmış durumda: En çok final oynayan, en çok kazanan (Montana ve T.Bradshaw ile beraber), en çok isabetli pas atan, en çok pas yd'ı kazanan, en çok TD atan, vs vs. Super Bowl tarihinin en başarılı QB'i oldu. Ayrıca oynadığı 21 playoff maçıyla da lider. Bu senenin başına kadar gerisinde gösterildiği Peyton Manning'den daha iyi olduğunu kanıtladı. Karşılaştırıldığı sadece Joe Montana kaldı. 


Brady baba olduktan sonra  ilk kez SB kazandı

Brady, yukarıda linkini verdiğim eski yazıda anlattığım gibi orta yetenekli ama çok çalışkan, hırslı ve kararlı bir insan. 2004'de üçüncü kez şampiyon olduktan sonra bu başarıyı kanıksamış, her sene kazanacağını sanmıştı. Ama sonraki on sene boyunca, iki kez AFC finalinde, iki kez de SB'da yenilince kariyerinin başındaki o dört yılda yaşadıklarının nasıl bir imtiyaz olduğunu farkedip o mutluluğa tekrar ulaşmak için herşeyi yapan biri (bunun içine kuralları çiğnemek dahil mi 2-3 haftaya belli olur). Bu yüzden yazının başındaki mesajında hayatımın en büyük maçı diyordu. 10 yıl arayla Super Bowl kazanmak kalıcılığın, tutarılılığın, oyununu hep üst düzeyde tutmuş olmanın nişanıydı. Brady ve Patriots bunu başardı, bize de alkışlamak düşüyor.

*:"Do your job" Bill Belichick'in son iki seneki sloganıdır. Mealen: "Sen işini yap kardeşim, başka şeye kafanı yorma. Sen işini yaparsan, herkes kendi işini "doğru" yaparsa maçı alırız". Memleketimizde bu felsefe "Herkeş kendi evinin önünü süpürse sokaklar tertemiz olur" şeklinde formüle edilmiştir ve evlerin temiz, sokakların pis olmasının başlıca sebebidir. 

Tarafsız spor yazımız burada bitti. 
.
.
.
.
.

Taraflı spor yazımız başlıyor:

Lan Seattle nassı koduk ama??!! Çok acı oldu de mi? Sen 1 yd'a kadar gel sonra şiş!! Ehe ehe! Sherman'cığım! Arifeyi gördün ama sonra bayramı değil Butler'ı gördün he mi? Kameralara elinle gösterdiğin "24" ne olacak şimdi? Skorla mı Revis'le mi dalga geçiyordun acaba? Dirsek ameliyatı olacakmışsın, geçmiş olsun canım. Cerraha rica et o parmaklarını da 6 aylığına bir yerine monte etsin e mi bebişim?!  Alttaki resme baktıkça seni hatırlayacağım tontişim. Yengemle bebeği öperim. Allah analı babalı büyütsün, ellerimle ördüğüm Patriots zıbınını gönderiyorum. Güle güle giysin. 


Richard Sherman yıllar sonra ebesini ilk kez görüyor...