29 Aralık 2011 Perşembe

Spor Locası 1 Yaşında!!

Değerli dostum ve abim Sarper Günsal ile bendeniz iflah olmaz spor tutkunlarıyız. Her ne kadar tanışmamıza aynı futbol (ayakla oynananından bahsediyorum) takımını tutmamız vesile olduysa da, başka sporlar için açılan forum muhabbetlerinde hep ikimizi sona kalır görünce kendisini merak ettim. Forum profilindeki yaş kısmında hayli ihtiyar bir insan olduğu anlaşıldığı için (blog logo resminde soldaki beyaz saçlı kendisidir, yanındaki yakışıklı ise ben oluyorum) biraz çekingence tanıştım. Ama sonradan samimi olduk. Örneğin her bayramda illa elini öper, harçlığımı kaparım. Dışarıda içersek hesapları o öder. Kendisinden eski spor anılarını dinlemek çok zevklidir; örneğin ünlü F1 yarışçısı Sir Stirling Moss'u canlı seyredişini, Cubs'ın son şampiyonluğunu (ona benim bile yaşım yetmez!! - Editör), hatta Tinker to Evers to Chance double-play combo'sunu anlatmasına doyum olmaz.

Fazla popüler olmayan sporlara (Türkiye için futbol dışındaki her spor) meraklı olunca, bunu insanlarla paylaşamamak çok koyuyor. Örneğin gece Bartman olayı oluyor, tüm ABD çalkalanırken sabah işe gidiyorsun, millet hiçbir şey olmamış gibi etrafta dolaşıyor, birbirlerine Tşk.'li, Ltf.'li kısaltmalarla dolu elektronik postalar atıyor. Üstelik patronu cc'ye eklemeyi unutmadan. Sarper Abi, "Bartman"in bir çizgi film karakteri olmadığını açıklamama gerek kalmadan bilumum spor olaylarını konuşabileceğim birisi. Ben onu krikete, o beni bisiklete meraklandırdık ki bayram harçlığından da değerli bir hediye oldu.

Tabii sadece çene çalmakla kalmıyoruz. Yazmayı da seviyoruz. Yıllarca oraya buraya yazdık. En sonunda dedik ki, (daha doğrusu teknolojiye meraklı genç olarak ben dedim, yoksa Sarper Abi hala yazılarını daktiloda yazar, sekreteri bilgisayara geçirir) ortak bir blog açalım. Hem yazılar toplu dursun (asla yazdığımız başka yerler için gocunmuyoruz), hem de konu olarak kısıtlanmayalım.

Sağdaki Sarper Abi'dir, diğeri sanırım askerlik arkadaşı (David Duffield be o! Cahil!! - Editör)

İsim üzerine uzun süre tartıştık. Bu bloglara isim bulmak berbat zor bir iş. Zaten çok ideal bir isim de bulamadık (Sarper Abi'nin zevcesi hala burun kıvırır) ama, en azından, sporcuların kıçından ter damlarken biz evde TV önüne kurulmuş (bazen Sarper Abi Eurosport stüdyolarına da kurulur) şekilde izlediğimiz için loca uygun geldi... Yani, sanırım böyle oldu. Ayrıca yerel futbola hiçbir şekilde değinmeme kararı aldık (ne isabetli karar vermişiz ama!). Her yazıda da en az 1 resim olsun dedik.

Sonuç olarak, 29 Aralık 2011'de, yani tam 1 yıl önce ilk yazıyı yayınladık. Böyle "biz"li yazmama çok gıcık olur Sarper Abi. Fakat burada da birinci tekil kullansam garip olurdu. Her ne kadar daha çok yazıyı ben yazmışım gibi gözükse de, hemen hepsi Sarper Abi'nin haşin silgisinden geçerek editlenir. O daha çok bisiklet, az da olsa Amerikan futbolu yazar ama, diğer sporlardan da haberdar değil zannetmeyin. Geçmişte golf, motorsiklet, F1, yat yarışlarıyla da ilgili yazılar yadığı bir tevatür olarak dolaşır. Ben beyzbol, Amerikan futbolu, Nascar (NASCAR'ı Nascar yazmana çok uyuz olduğumu söylemiş miydim? - Editör), NBA hakkında yazarım. Bisiklete de ürkekçe değindim birkaç kere. Yazılarımın genel eksenini daha çok tuttuğum takımlar (Bears, Cubs, Knicks) oluşturur. Takım seçimlerinde pek başarılı olmadığımı söylerler. Biraz çalakalem yazarım, rakamları severim. Sarper abi daha az, uzun ve edebi yazar.

Blogda 108 yazı olmamasının sebebi bu heriftir

Şaka maka 54 tane yazı yazmışız. Ortalama haftada 1 yazı, fena değil. Müslüman mahallesinde salyangoz sattığımızın farkındayız. Hatta satmak da değil, camiden çıkanlara ikram ediyoruz diyelim. Her hafta futbol üzerine tüm klişeleri ardarda sıralasaydık en az iki katı hit alırdık ama az hit olsun, öz hit olsun. Elbette nefsimize yenilip okunma rakamlarını merak ediyoruz, ama kafaya da fazla takmıyoruz. Çünkü esas amacımız gördüklerimizi anlatmak, deşarj olmak, salyangoza olan ilgiyi artırmak. Ama yazılarımızdan yararlandığını söyleyenlerin yorumlarını görünce de mest olmuyor değiliz.

Blogun tüm okuyucularına bu bir yıl boyunca bize katlandıkları için teşekkür ederiz. Nice mutlu yıllara!!!

3 yorum:

  1. Lan oolum, hit önemli bişi, futbol dışı sporları kutsamanın bedeli değil az hit mevzuu...

    Yoksayılması, hatta yok edilmesi gereken bazı insanlık dışı faaliyetleri spor sınıfına sokup blogunuzda yer vermeniz.

    Bakın şimdi bisiklete saygımız sonsuz, nasıl oynandığını elli bir yıldır öörenemediim beyzbola da diicek bişiy yok.

    Lakin insanın iliğini kemiini sıkıntıdan kurutan, bir çok aile faciasının temel müsebbibi kriket ne iş abicim yaa?

    Curling, falan n'ooluyoruz yaa?

    Lütfen, daha az ama öz sporlara yer verirseniz bizler de okurlarınız olarak sisi daha bi çok daha hittiredebiliriz.

    Saygılar.

    YanıtlaSil
  2. Nice yıllara, nice yazılara!

    Spor Locası'nı bu yaz Eurosport'ta Fransa Bisiklet Turu'nu izlerken Caner Eler ve Sarper Abi'den duydum ve hemen bilgisayarın başına geçip tüm yazılarınızı okudum.

    O gün bu gündür bu blog vazgeçilmezlerim arasında ve hiçbir yazınızı kaçırmıyorum.

    Sarper abi ve Savaş abi ikinize de yazdığınız harika yazılarınız ve uçsuz bucaksız bilginizle bizleri aydınlattığınız için çok teşekkür ederim!

    Saygılarımla,

    Göktürk

    YanıtlaSil
  3. Yazılarınızı severek okuyorum. Özellikle bisiklet ile ilgili olan yazılar çok değerli benim için. Nice senelere.

    YanıtlaSil