İtalya Bisiklet Turu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İtalya Bisiklet Turu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2021 Çarşamba

Giro104 - Pembe Piyango Kime Vuracak

Parkurla ilgili risalemizi okudunuz, şimdi geldik Pembe Mayo heveslisi arkadaşlara. Bu seneki adayların hepsinin bir takanağı var: Nibali bileğini kırdı, Bernal'in sırt ağrıları fena (Th. Pinot'nun sırt ağrılarına hiç girmiyorum zaten), Remco'nun kalçası zor iyileşti. Sonra efendime söyleyeyim,  Almeida'nın 15 gün sonunda mayoyu kaybedişi, Giro'nun bir şekilde Yates'i habire tokatlaması. İsteyen saymaya devam edebilir. Yarışa şöyle güldür güldür gelen kimse yok. Zaten son on yılın şampiyonlarından sadece Nibali start listesinde. Adayların üstünde kısa kısa duralım dilerseniz. Tabii ki duayenimizle başlıyorum: 



Vincenzo Nibali (TREK-Segafredo): Messina Camgözü tüm sezonu Giro üstüne kurmuştu ama birkaç hafta önce antrenmanda kaza geçirip bileğini kırınca işler değişti. Tam formda gelseydi bile, Vincenzocuğum artık dolu dolu 36 yaşında ve Büyük Tur kazanacak hali pek kalmadı. Hem yaşlandı hem de yeni nesil cayır cayır geliyor. Yine de, Giro’da ikisi şampiyonluk 6 kez podyum yapmış büyük ustadan umut kesilmez. Tabii bileği iyileştiyse. Olmazsa Ciccone ve Mollema etap peşinde koşarlar.

Simon Yates (Bike Exchange): Giro d’Italia ile ilişkisi çok acılı biri Simon. 2018’de etaplar kazanıp Pembe Mayo’yu günlerce giydikten sonra Colle delle Finestre’de aniden çöküşü (ve fakat ardından Vuelta’yı gayet sakin yarışıp kazanması), sonra “bitmemiş hesabı” görmeye gelip sekizincilikle yetinmesi ve 2020’de de pozitif Covid testi nedeniyle yarıştan çekilmesi. ToAlps’de çok iyi yarışıp şampiyon oldu. Çok formda ama Simon büyük turlara süper hazır geldiğinde bile bazen dağılabiliyor. Daha olgunlaştığını umuyor, takımını, eforunu ve performansını daha dikkatli kullanmasını diliyorum. 


Egan Bernal & Pavel Sivakov (INEOS Grenadiers):
İki yıl önce Fransa Turu’nu kazanınca bisikletin genç kralı olmuştu. İki yıl sonra Egan “eh fena değil” seviyesine düşmüş durumda. Bu halimiz tatminsiz tüketim toplumunun sürekli yeni oyuncak aramasından mı yoksa dalga dalga gelen gençler arasında çok daha iyi yarışçılar olmasından mı? Bernal’in TdF’20’de birden sırt ağrılarıyla nakavt olması ve hala tam formuna ulaşamaması enteresan. Ineos Grenadiers, “marjinal kazanımlar” mottosuna sahip, her türlü ayrıntıyı dibine kadar araştıran bir takım. Hal böyleyken Bernal’in bir bacağının diğerinden kısa oluşu nedeniyle skolyoza (omurga eğrilmesi) uğraması ve bunun da yol açtığı sırt ağrılarının bu kadar geç ortaya çıkması/keşfedilmesi çok tuhaf. Şahsım da aynı sakatlıktan muzdarip ama 40 yıldır her pantolon satın aldığımda bu defomu farkederim çünkü sol paçam pot yapar. Bernal hep şortla mı geziyor allasen?! Bir şeyler ima etmeye çalışmıyorum, yanlış anlaşılmasın lütfen. Lakin, “bike fit” denen sistem artık biz amatörlerde bile rutine binmişken bu işin çok önce çözülmüş olması gerekirdi. Egan bu sene iyi yarıştı, Giro onun en sevdiği yarış ve ülkede birçok dostu da var. Diğer yandan Fransa Turu’nu kazandıktan beri hayat tarzının bayağı değiştiği de yazılıp çiziliyor. TdF kazanmış bir süper domestiğe dönüşmemek için bu yarışta alacağı sonuç kritik olacak. Kazanır veya podyuma çıkarsa tekrar yükselmeye başlar. Efsanevi olduğu söylenen “recovery yeteneği”ne çok ihtiyaç duyacak. Ineos’un kadrosu müthiş. 
Bölüm burada bitmişti ki Salı akşam Bernal ve Sivakov’un ortak lider olarak Giro’ya gelecekleri, Ivan Sosa’nın da yarışmayacağı açıklandı. Bu açıkçası ToAlps’e de katılmayan Bernal için iyi bir gösterge değil. Sivakov çok iyi bir U23 sporcuydu fakat elit seviyede ilerlemesi daha “konvansiyonel” devam ediyor. Ineos’un işi zorlaştı gibi. 


Mikel Landa & Pello Bilbao (Bahrain Victorious):
Landa, başkanlığını yaptığı Bask Bisiklet Vakfı’yla (Fundacion Euskadi) milletinin pro bisiklet sporunu yeniden kalkındırarak büyük bir iş yaptı. Ama kariyerini kalkındırma konusunda aynı başarıyı yakalayamadı. 2015’te İtalya Turu’nu üçüncü bitiren, 2017’de herkese “#FreeLanda” dedirten birinin performansını bir üst seviyeye taşı(ya)mamış olmasına öfkeleniyorum. Bence, Bahrain bu yarışa Pello Bilabo’nun liderliğinde gelseydi Pembe Mayo için daha şanslı olurdu. Bilbao kariyerini ve yeteneklerini sürekli geliştiriyor. Çok daha iyi bir TT’ci oldu, taktiksel olarak daha agresif işler yapabiliyor. Giro’da beşinciliği ve altıncılığı var. Kazanamaz herhalde ama hala üstüne koymaya devam ediyor. Landa ise bana hiç ışık ve heyecan vermiyor. Hoş okuduğum İspanyol kaynakları Bilbao’nun çok da geride durmayacağını söylüyorlar. Umarım öyle olur. İki kelime de Damiano Caruso için etmezsem içimde kalacak. BMC’de ve bu takımda kendinden daha iyi olmayan adamlar için kariyerini heba etti. Liderlik hırsı yok diye okumlamak lazım herhalde. Bu yazı vesileyle, McLaren’in sponsorluğu bırakmasıyla takımdan hemen tüyen Rod Ellingworth’e de ilenip bitireyim. Oh!! 

Remco Evenepoel & Joao Almeida (Deceuninck QST): Remco'yu Giro103’te  seyredecektik ama köprünün birinden uçmayı seçti. Domestiği olarak takıma seçilen olan Joao Almeida da 15 gün boyunca Pembe Mayo’yu taşıdı ve adını hepimize ezberletti. Eğitimci bir arkadaşım gençlerin doğum günlerinde hep aynı şeyi söyler: “Hayat şansın yüksek olsun”. Almeida'da tam böyle oldu. Şimdi o şansı Evenepoel arıyor. Remco müthiş bir yetenek, ukala, gıcık ama büyük bir star olacak gibi. Hayattan ilk kez sıkı bir tokat yedi ve herkesin kesin kazanır dediği Giro’dan hemen önce kalçasını kırdı. Dokuz ay sonra yine Giro ile dönüyor. Ne beklemeliyiz bilmiyorum. İlk gün Pembe Mayo’yu giyebilir, ilk hafta sonunda yarışı bırakabilir veya şampiyon da olabilir. Hepsi mümkün. Almeida çok iyi bir sporcu ama yokuş ve dayanıklılığının biraz daha artması gerekiyor bence. Masnada ve Knox iyi bir takımın diğer elemanları. QST ilk kez kadrota sprinter almadı. Patrick Amca genel klasman savaşına giriyor. Vatan millet Remco demiş. Veel succes! 

Hugh Carthy (EF Education-NIPPO): Vuelta'20'de üçüncü olup buraya gelince elbette beklenti yükseliyor ama geçen senenin tuhaf bir sezon olduğunu unutmamak gerek. Carthy çok daha güvenli yarışıyor, Tour of the Alps’te de formu iyiydi. İlk 10 günü zaman kaybı yaşamaksızın geçirirse dağlarda mutlaka ses getiren işler yapıp GK’de önde yer alacaktır. Çok geri düşerse de mutlaka dağ etapları için favoridir. 



Dan Martin (Israel Startup Nation): Tuhaf ataklar prensi Dan Martin bildiğiniz gibi. Israrcı, inatçı ve ahlaklı bir yarışçı. Etap kazansın inşallah çünkü klasmana gidince olmuyor. Hoş tuhaf ataklarıyla etap kazanma şansını da sık sık heba ediyor. Geçen sene Vuelta’da dördüncü oldu ama bu sene için kriter değil. Tecrübesi ve hırsıyla bir şeyler yapmaya çalışacak.

George Bennett (Jumbo Visma): Bennett’in üç haftalık turlarda başarılı olacağına bir türlü inanamadım ben (bunu yazdım ya... bak gör herif şampiyon olur). İki defa Top-10 yapmayı başardı ama tutarlı yarışamıyor. Ya toparlanma kapasitesi düşük yada konsantrasyonunu kaybediyor. Bu sezon Katalunya Turu’nu yarıda bıraktıktan beri de yarışmadı. Takım liderliği şansı verildi ama Koen Bouwman’dan ve Tobias Foss’dan başka domestiği yok. Eğer Bennett yine hayalkırıklığı yaratırsa Foss’un yükselişini seyretmek isterim. 



Aleksander Vlasov (Astana Premier Tech): Vlasov çok yetenekli. Ondan çok şeyler beklenerek başladığı 2020 Giro’yu Sicilya’da düşerek terketmişti. 6 ay sonra tekrar start çizgisinde. İyi bir yokuşçu olduğunu gördük ama La Corsa Rosa’yı kazanmak öyle kolay değil. ilk 10’a girsin, sütünü içip büyüsün, seneye yine gelsin. 


Emanuel Buchmann (Bora Hansgrohe): 2019’da TdF’da dördüncü oldu ama bu sene formu nerede kestirmek zor. Eğer sessiz ve derinden gitmiyorsa formunu tam bulamamış gibi. Lider grubun içinde mıyıl mıyıl yokuş çıkar. Bir anda herkesi şaşırtma potansiyeli her zaman var. 

Jai Hindley (DSM): Hindley geçen sene Wilco Kelderman’ın domestiğiydi. Lideri geride kalınca Pembe Mayo giymiş ama son TT’de kaybederek ikinci olmuştu. Yani kumaşı iyi. Eh Geoghan Hart ve Kelderman bu sene katılmadıklarına göre Hindley şampi…O kadar değil tabii. Düz mantıkla anca kapanma genelgesi yayınlanır, o da bizim işimiz değil. Bu sene katılım daha kuvvetli. Üstelik Hindley son iki yarışını hastalık ve kaza nedeniyle yarıda bırakmış olarak geliyor. Romain Bardet yardım edecek mi yoksa etap mı kovalayacak bilmiyoruz. İlk beş müthiş derece olur. 




Marc Soler (Movistar): Indurain olacak diye bekliyordum olmadı. TT’si gelişmedi, sert yokuşlarda da bir tık ağır kalıyor. Kabuk değiştiren Movistar’da Enric Mas ile beraber takımın -Valverde’den sonra- as sporcusu olmaya aday ama bu yarışlarda parlaması gerekiyor. Yine de kalbiyle yarıştığını son ToAlps'de gördük. 

Listeyi daha da uzatmak mümkün ama sıkıldım. Bu isimlerden başkası kazanırsa zaten yüzyılın sürprizi olur. Bahis siteleri Bernal-Yates-Evenepoel sırasıyla gidiyorlar. Tahmin etmesi çok güç bir yarış. Bu da en güzeli zaten. Tırnaklarımızı yiyerek seyredelim.

4 Mayıs 2021 Salı

İç bade, sev Giro... 2021 İtalya Bisiklet Turu

Geçen sene, hiç alışık olmadığımız şekilde, İtalya Bisiklet Turu sonbaharda koşulmuştu. Bu yıl, salgın paniğinin dinmesi sayesinde, alışıldık tarihine geri döndü. “La Corsa Rosa”ya da bu yakışır zaten. Bahar, uyanan tabiat ve dünyanın en güzel ülkelerinden birinde sezonun ilk büyük turu… Bisiklete böyle bir günde mi aşık oldum tam hatırlamıyorum ama sevdamın sürmesinde Giro’nun rolü büyük. Memleketimizde ekonomi çökmüş, covid şahlanmış, adaletsizlik artık yüzsüzlük seviyesine ulaşmışken cumartesi günü üç haftalık bir keyif dünyasına dalacağım. Kıyamet koparken kendini afyon tekkesine kapatan bir tiryaki gibi Giro104’ün pembe dünyası dışarıdaki pisliği geçici bir süre unutmamı sağlayacak.


"İç bade, sev Giro var ise aklı şuurun

Dünya var imiş yok imiş ne umurun!"


Canımız Giromuz 8 Mayıs’ta Torino’da başlayıp yirmi iki gün sonra Milano’da bitecek. 21 etapta ceman 3,480 km’lik bir parkur hazırlamış bize Signor Vegni. Tiren ve İyon Denizleri’ne hiç uğramayacak olan yarış, Adriyatik kıyısından çizmenin mahmuzuna kadar indikten sonra Foggia’dan geri dönecek. Toplam 47,000 metre irtifa kazanımı ve altı zirve finişi var. Giro zaten yokuşlarıyla tanınan bir yarıştır; Monte Zoncolan başta olmak üzere altı tırmanışlı etap sonu var. Kraliçe etabımız ise, görünüşe göre, 212 km uzunluğundaki16. Etap (Sacile - Cortina d’Ampezzo). 5,500 mt’nin üstünde pozitif irtifa kazanılacak etapta Fedaia-Pordoi-Giau üçlemesi arka arkaya geçilecek. Passo Pordoi yarışın en yüksek noktası ve Cima Coppi ödülünün de verileceği zirve (2,239 mt). 


#16 Kraliçe etap

Grande Partenza ihalesini Piyemonte bölgesi kazandığından yarış Torino’da kısa bir ITT ile başlayacak. Amaç ilk gün pembe mayoyu Filippo Ganna’nın giymesi ve 4. etaba kadar da taşıması sanırım. RCS ilk gün bir İtalyan’ın giyeceği pembe mayoyla reytinglerin yükseleceğini biliyor, lakin Ganna bu sezon beş kez ITT koştu ve son üçünü kaybetti (T-A, TdRomandie prolog ve son etap). Yani ilk gün mayo Quick-Step’e gidebilir (Rémi, Remco?).


İlk üç etap az konuşan, çalışkan ve sert karakterli oluşlarıyla bilinen Piyemonteliler’in topraklarında. İkinci etabın startı Savoie kralına küçük bir av köşkü diye başlayıp koca bir saraya dönüşen Stupinigi’den verilecek. Bizi bir sprint etabı bekliyor. Giro’da bu yıl bence beş tane net sprint etabı var. #2,#5 ve #13 dümdüz, #7 ve #10 ise arada iniş çıkışlar olsa da büyük olasılıkla toplu bir finişle bitecek gibi görünüyor. #3 ve #18 de sprint takımlarının aklını çelebilir ama profillerine bakınca ikinci/geç kaçış grubunca kazanılır gibi duruyorlar. Sprinter olarak kimler var derseniz Caleb Ewan, Elia Viviani, Giacomo Nizzolo, Tim Merlier, Fernando Gaviria ve elbette yeniden formuna kavuşan Peter Sagan start alacaklar. Ha bir de Dylan Groenewegen cezasını bitirip geri dönüyor. Pelotonun onu nasıl karşılayacağı bilinmiyor. DeceuninckQST düşmanca davranacak mı, gerginlik olacak mı göreceğiz. Sıkıntı çıkmaz umarım. Jakobsen de yarışlara döndü, öpüşüp barışmak lazım artık. Groenewegen’ın sprintlerdeki tutumu ve nasıl yarışacağı benim asıl merak ettiğim nokta olacak. 

9. Etap profili (16 Mayıs)


Piyemonte’de dolaşıp Piacenza üstünden Modena, oradan Adriyatik kıyısı derken ilk ciddi yokuş etabı yarışın dokuzuncu gününde. Apeninler’deki Campo Felice finişinin son 1.5 kilometresi toprak zeminde. Ama asıl üç gün sonraki “Brunello di Montalcino” şarap etabında göreceğiz toprak zemini. 11. Etap Perugia’dan başlayıp Toskana’ya doğru yönelecek. Toplam 2,500 mt irtifa var. Ayrıca ve daha önemlisi, son 70 km’nin yarısı “sterrati” denen ve Strade Bianche’den bildiğimiz toprak yollardan oluşuyor. Yanlış yerde patlayan bir lastik klasmanı uçurur. İlginç bir etap olacak. 

#12 etap ve stabilize toprak sektörler 


#12 de tuzak kurmaya yada uzağa düşmeye çok elverişli bir profile sahip. 212 km ve 3,700mt irtifa. Hep iniş çıkışlı. İtalyan bisiklet tarihine selam için Gino Bartali (Ponte a Ema) ve Alfredo Martini’nin (Sesto Fiorentino) kasabalarından geçeceğiz. Kaçış grubu kazanır gibi ama bir yandan da klasmancıların hamle yapabileceği bir etap. Son kısmı da cilveli.

Romeo ve Jülyet’in kenti Verona sprintinden sonra Monte Zoncolan geliyor ama bu kez Ovaro’dan değil doğudaki Sutrio tarafından çıkılacak. En son 2003’de çıkılmış. Biraz daha insaflı bu tırmanış. 13.5 kilometre ve ortalama eğim %9. Nihai 3 km çok ağır, maksimum eğim %23. Son iki yüz metrede tükenen biri 30 saniye fark yiyebilir.


Tadej Pogacar ve Primoz Roglic bu sene Giro’da yoklar ama hazır sınıra o kadar yaklaşmışken diğer tarafa da bir bakalım demiş RCS. 15. Etap kısım kısım Sloven topraklarında geçiyor, finiş de Gorizia’da. Yarıştaki üç Sloven sporcu (Mohoric, Domen, Tratnik) Bahrain “El Muzaffer” kadrosunda. Pelotonu onlar çeksin. 


Cortina’da biten kraliçe etaptan sonra ikinci dinlenme günü ve ardından elbette İtalya Turu’nun meşhur son haftası başlayacak. Son hafta 5 etabın üçü dağ (#17, #19, #20), biri düz (#18). Üç dağ etabı da zirve finişiyle sonlanacak; 20. Etap iki bin metrelerin üstündeki iki dağ geçidiyle bitiyor (İsviçre topraklarında).  30 Mayıs’ta Milano’daki 30.3 km’lik düz ITT ile yarış bitecek. Son dokuz yılda üç kez şampiyonu son gün koşulan ITT belirledi, o bu sene de kritik olacaktır.


#21 Milano ITT

Parkur böyle… Sprinterleri saydık, hızlı çocuklar için daha derin analiz gerektiren bir durum göremiyorum. Viviani, Groenewegen ve Sagan’ın performanslarını merak ediyorum. Caleb Ewan en iyileri gibi duruyor ama Tim Merlier de bayağı yarış kazandı bu sezon. Sagan’ın kontratı bitiyor. Patrick Amca da yarışa sprintersiz geldi. Bilmiyorum artık… 



Genel klasman adayları gelecek yazıda…